top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Görkem Kırel
    Görkem Kırel
  • 25 Kas 2022
  • 2 dakikada okunur
Havaların soğumasıyla birlikte gripten ve soğuk algınlığından korunmak isteyenlerin en çok tercih ettiği doğal ürünlerin başında hiç şüphesiz bağışıklık sistemini güçlendiren ıhlamur geliyor. Peki ıhlamuru bu kadar önemli kılan nedir? Ihlamur, mevsim geçişleri sırasında hastalıkların önüne geçer. Bağışıklık sistemini geliştirir, mide rahatsızlıklarını da önler. Vücuttaki mikroplar ile savaşır, uykusuzluk sorunlarını gidermeye yarar. Yorgunluğu giderici bir özelliğe sahiptir ve genellikle çay olarak tüketilir. Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlar, böbreklerin de düzenli bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Ruhsal anlamda kişiyi rahatlatır ve vücuttaki iltihaplanmayı da önler.


Ihlamur Ağacı

Ihlamur, Ebegümecigiller familyasına ait olan ve ılıman bölgelerde yetişen bir ağaç türüdür. Güzel kokusu nedeni ile pek çok yerde yetiştirilen ıhlamur ağacının çiçekleri ve yaprakları çay olarak tüketilebilir. Ihlamur ağacının çiçekleri, şifalı bitki olarak kullanılır. Ihlamur bitkisinde A, B6, C ve P vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, demir ve magnezyum gibi minareller de bulunur.



Çayı Nasıl Hazırlanır?

Kaynamış su içine ıhlamur konularak kısık ateşte yaklaşık 10 dakika demleme yöntemi ile hazırlanır. Ihlamur çiçeğinin sarı beyaz rengini suya bırakması tüketime hazır olduğunun göstergesidir.



Ihlamurun Faydaları Nelerdir?

  • Ihlamur çayı; cilt kusurlarını ve kırışıklık oluşumunu önleyerek hücreleri yeniler. Gözlerdeki yorgunluk izlerini yok edip yaşlanmanın etkilerini azaltır. İyileştirici özelliğe sahip olduğu için deri üzerindeki kızarıklıkları önler. Tonik gibi kullanıldığı takdirde cilt lekelerini giderir. Anti aging etkisiyle lekelenmeleri kısa bir sürede giderir. Cilt tahrişlerini önleyerek selülitlerin giderilmesini hızlandırır.

  • Saçların güçlenmesini sağlar ve dökülmelerini önler. Saç tellerini besleyerek kafa derisinde meydana gelen kaşıntıları, yara ve tahrişleri önlemeye yardımcı olur.

  • Mideyi rahatlatıcı bir özelliğe sahiptir. Mide kramplarını azaltır, şişkinlik gibi sorunları da kısa sürede çözer. Besin değeri oldukça yüksektir. Sindirim ve boşaltım sistemlerini çalıştırır. Mide ve bağırsakların iyi bir şekilde çalışmasını sağlar. Kabızlığı önler. Uyarıcı ve canlandırıcı etki göstererek mide kramplarını da gidermeye yardımcı olur. Özellikle gastrit rahatsızlığının giderilmesi için tüketilebilir. Bağırsakta oluşan iltihaplanmayı gidermeye yarar ve her türlü mide rahatsızlığının önlenmesinde de etkili olur.

  • Mevsim geçişleri sırasında hastalıkların önüne geçer. Bağışıklık sistemini geliştirir, vücuttaki mikroplar ile savaşarak uykusuzluk sorunlarını gidermeye yarar ve yorgunluğu alır. Vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlayarak böbreklerin de düzenli bir şekilde çalışmasına etki eder. Ruhsal anlamda kişiyi rahatlatır.

  • Düzenli şekilde tüketildiğinde kilo vermeyi sağlar. Sindirim ve boşaltım sistemlerini çalıştırarak bağırsakların daha sağlıklı olmasına da yardımcı olur. Kilo vermek için diyet listelerinde ıhlamur çayına sıkça yer verilir.

  • Stresi azaltarak sakinleştirici ve uyku kalitesini yükselten bir etkiye sahiptir.

  • Kalp sağlığına olumlu katkı sağlar.

  • Kanın dolaşım hızını artırarak vücudun sıcak tutulmasını sağlar ve direnci artırır.

  • Kış aylarında zencefil ile tüketmek bağışıklık sistemini güclendirir ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarla baş etmeye yardımcı olur.

  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 6 Eyl 2022
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Güzel bir gülüş, insanların özgüveni ve karşı tarafa pozitif enerji gönderme açısından çok önemlidir. Özellikle gülünce dişlerin beyaz görünmesi herkesin isteğidir. Diş rengi; ten rengi ve dudak rengiyle birlikte olduğundan açık ya da koyu görünebilir. Özellikle koyu tenli insanlarda diş olduğundan daha açık, açık tenli insanlarda da olduğunda daha koyu görünebilir. Diş rengini günümüzde çeşitli yöntemlerle açmak mümkündür. Burada önemli olan doktor kontrolü altında kademeli olarak dişleri beyazlatmaktır.


Diş beyazlatma, dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında oluşan renkli organik ve inorganik maddelerin diş beyazlatma jelleri dediğimiz karbemid peroksit ile giderilmesi işlemidir. Dişlerinizi beyazlatmayı düşünüyorsanız; klinik ortamdaki tedaviden evde uygulanan yöntemlere kadar birçok seçenek bulunuyor. Evde yapılan beyazlatma tariflerinin risklerini bilmek önemlidir. Evde yapılan beyazlatma işlemlerindeki en büyük tehlike diş enamelinizin zarar görmesidir. Doğal gıdalar veya herhangi bir şekilde soda kullanımı diş etlerinin tahriş olmasına ve diş enamelinin zayıflamasına yol açabilir.


Kanal tedavili dışında beyazlatma yöntemleri dişlerde az da olsa hassasiyete sebep olabilir. Dişlerde hassasiyet mevcutsa önce bunun nedenleri araştırılmalı. Çürük, diş eti çekilmesi ve kök hassasiyetine bakılabilir. Biyolojik beyazlatma jelinde hidrojen peroksit çok düşük olduğundan ve jelin mine kristalleri içermesinden dolayı hassasiyet oldukça düşüktür. Hidrojen peroksit oranı ne kadar yüksekse hassasiyet o kadar artar. Bu nedenle piyasada satılan ve içinde ne oranda beyazlatıcı olduğunu bilmediğiniz ürünleri kontrolsüz bir şekilde kullanmayın.

Öncelikle; diştaşı, sigara, çay ve kahve lekeleri temizlenip dişin ana rengine ulaşmak gerekir. Ondan sonra diş renginin ne kadar açılması isteniyorsa ona göre bir tedavi seçilmelidir. Buna da hekimle birlikte karar vermek gerekir.


Ev Tipi Beyazlatma

Hasta ağzından özel olarak kaşıklarla ölçü alınır ve şeffaf plaktan dişlerine uygun plak hazırlanır. Bu plağın içine hasta, tarif edildiği şekilde verilen jelini sürer ve (Yüzde 10-15 karbonid peroksid veya hidrojen peroksit) ortalama 4 ile 6 saat takar. Hassasiyet durumuna göre 10 güne kadar bunu kullanabilir. Bu jeli uygularken diş etine taşmaması gerekir. Yoksa diş eti tahriş olabilir. Bu durumda E vitamini içeren jel kullanılabilir. Eğer diş rengini istediği kadar açmışsa daha kısa süre de kullanılabilir.



Ofis Tipi Beyazlatma

Zaman sorunu olan ve kısa sürede beyazlatma isteyen hastalar için kullanılır. Diş etine koruyucu bir bariyer diş hekimi tarafından sürülür ve ultraviyole ışık ile sertleştirilir. Daha sonra beyazlatıcı jel sürülür. Kullanılan markaya göre ultraviyole ışık ile ya da lazer ile aktive olan jeller mevcuttur. Ortalama 40-50 dakika uygulanır ve sonra yıkanır.


Kombine Tipi Beyazlatma

Hem ofis hem de evde tedavinin birlikte yapılmasıdır. Ofiste yapılan beyazlatmadan 3-4 gün sonra evde, hasta tarafından plaklarla yapılan ev tipi uygulama ile tedavi devam eder.

Zoom Tipi Beyazlatma

Yine klinikte uygulanan diş etine koruyucu ve jel sürüp mavi ledle yapılan beyazlatmadır. 15’er dakikadan 2 seans olarak uygulanabilir. Hızlı bir tedavi şeklidir. Diş rengine ve hassasiyet durumuna göre 15’er dakika olarak 3 seans da yapılabilir. İstenirse evde takviye olarak da beyazlatma devam edebilir.

Dişlerde İçten Beyazlatma

Kanal tedavisi yapılmış ve renk değiştirmiş dişlerde uygulanır. Dişin arka kısmından açılır ve içine beyazlatıcı jel konulur. 2-3 seans uygulanır.


Dişlerin beyazlaması herkeste farklı olabilir. Bazı grileşmiş lekeleri açmak zor olabilir. Beyazlatma süresi boyunca 4-5 gün çay, kahve, renkli içecekler, kırmızı şarap ve renkli meyvelerden uzak durmak gerekir. Hastanın kullanımına bağlı olarak 6 ay ile 1 yıl etkili olur. Sonra 1-2 seans yapılırsa daha uzun süre kullanılabilir.



Diş beyazlatma uygulamasının yapılamadığı bazı durumlar mevcuttur.

  • Geniş pulpalı dişlerde,

  • Aşırı aşınmış dişlerde,

  • Porselen kuron uygulamasının olduğu dişlerde,

  • Hamilelik ile emzirme dönemindeki kadınlarda,

  • Ağız sağlığı kötü olan bireylerde,

  • Diş yapısal bozuklukları olan kişilerde,

  • Diş hassasiyeti olan kişilerde,

  • Diş kırıkları ya da diş çürükleri gibi durumlarda diş beyazlatma uygulaması gerçekleştirilememektedir.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page