top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 12 Haz 2024
  • 2 dakikada okunur
Saç kesimi ve tasarımı yapay zekâyla daha yaratıcı, özgün ve kişiselleştirilmiş bir boyuta evriliyor. Saç stilistleri için deneme yanılma yöntemi geride kalırken saç simülasyonu, kişiye özel binlerce tasarım yapılmasına kapı aralıyor.


AR (Artırılmış Gerçeklik), AI (Yapay Zekâ), ML (Makine Öğrenimi) ve hareket sensörleri gibi teknolojiler birçok sektörün geleceğine yön veriyor. Müşteri deneyimlerini geliştirmekten operasyonları optimize etmeye kadar farklı hususlarda kullanılırken şimdi de güzellik endüstrisi bu teknolojilerle dönüşüyor.


Teknolojinin saç kesimi ve tasarımına sağladığı faydalar hakkında bilgi veren 333 Hair Art Kurucusu ve Saç Stilisti Nuray Aral, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Saç tasarımı, sadece teknik beceriden ibaret bir süreç değil, aynı zamanda derin bir sanatsal ifade biçimidir. Amacımız, her müşterimizi sanat eseri gibi kabul ederek onlara en yakışan tarzı yaratmak. Bunun için kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Yeni teknolojiler, bu alanda devrim yaratıyor ve bizim gibi yenilikçi stilistlere daha yaratıcı ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunma fırsatı tanıyor. Müşterilerimizin yüz hatlarına, saç tipine, tercihlerine ve beklentilerine en uygun saç modelini belirlemek için teknolojiden faydalanıyoruz. Yeni teknikler geliştiriyor, güncel trendleri takip ediyor ve eğitimlerimize devam ediyoruz.”



Teknoloji, Saç Kesimi ve Tasarımında Yeni Bir Çağ Başlatıyor

Teknolojik yenilikleri iş süreçlerine entegre ettiklerini belirten 333 Hair Art Kurucusu ve Saç Stilisti Nuray Aral şunları söyledi: “Yapay zekâ destekli saç stili simülasyonu gibi teknolojik yeniliklerden faydalanıyoruz. Misafirlerimizin memnuniyetini ön planda tutarak her birine özel deneyimler sunmak için gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Çünkü misafirlerimizin memnuniyeti, motivasyonumuzun temelini oluşturuyor. Teknoloji, saç kesimi ve tasarımında yeni bir çağ başlatıyor. Müşteriler artık farklı saç modellerini, renkleri ve stilleri artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ teknolojileri sayesinde önceden deneyebiliyor. Böylece kendilerine en uygun stilleri keşfedebiliyor ve deneyimleyebiliyorlar. Stilistler ise milimetrik kesim hassasiyeti kazanabiliyor, daha yaratıcı ve özgün saç modelleri oluşturabiliyor. Teknoloji, hem stilistlerin hem de müşterilerin hayatını kolaylaştırıyor. Biz de 2016’da İstanbul Akatlar’da kurduğumuz merkezimizle çıktığımız yola ‘Saçınızdaki Sanatı Yaratmanın Peşine Düştük’ felsefesiyle devam ediyoruz. Gerek saç uygulamaları, gerek makyaj ve kişisel bakım hizmetlerimizle haftanın 6 günü tüm enerjimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz.”


Nuray Aral | 333 Hair Art Kurucusu ve Saç Stilisti
Nuray Aral | 333 Hair Art Kurucusu ve Saç Stilisti

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 21 May 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 May 2024

Dur durak bilmeyen yapay zekâ, kitap okuma alışkanlıklarını değiştirirken yayıncılık sektörünün dinamiklerini de yeniden belirliyor. Yayıncıların yüzde 65’i yapay zekânın endüstride yeni bir dönem başlatacağına inanıyor. Öyle ki e-kitap okurlarının sayısının pandemi öncesi döneme göre yüzde 37,5 artarak 2027’de 1,1 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor.


Teknoloji, birçok alanda olduğu gibi okuma alışkanlıklarını da değiştiriyor. Dünya genelindeki pek çok insan, artık basılı yerine elektronik kitapları tercih ederken yayıncılık faaliyetleri de üretken yapay zekâyla birlikte dönüşüyor. Online PR Servisi B2Press gerçekleştirdiği araştırmalardan hareketle, geçmişi 70 yıla yaklaşan yapay zekânın okuma pratikleri ve yayıncılık sektöründe kapı açtığı yenilikleri de paylaştı. Araştırmadaki en çarpıcı sonuç ise tüketici davranışlarını kökten değiştiren pandeminin de etkisiyle üç kişiden biri (%35) kitap okumayı hobi hâline getirdi ve bir okur yılda yaklaşık 33 kitap bitirebiliyor.


Statista’nın 56 ülkedeki 18-64 yaş grubunu baz alarak yaptığı araştırmayı inceleyen Online PR Servisi B2Press’in aktardığı verilere göre, dünyada en çok kitap okuyan kitleye sahip bölgelerin başında yüzde 48 ile Sırbistan, yüzde 47 ile Polonya ve Çek Cumhuriyeti bulunuyor. Onları, yüzde 45 ile İspanya ve yüzde 43 ile Portekiz takip ediyor. Türkiye listede altıncı sırada konumlanırken nüfusun yüzde 35’ini oluşturan bu yaş aralığındaki yaklaşık 30 milyon kişinin yüzde 43’ünün, kitap okuma alışkanlığına sahip olduğu kaydediliyor.



E-Kitap Okurları 1 Milyarı Aşacak

Kitap okumanın fiziki bir hissi olsa da teknolojik cihazlar, okuma alışkanlıklarına da yön veriyor. Cep telefonu, tablet ve bilgisayarlarla birlikte kitaplara erişim giderek kolaylaşırken e-kitap havuzu da büyüyor ve çok seçenekli bir deneyim alanı oluşturuyor. Öyle ki e-kitap okurlarının sayısının pandemi öncesi döneme göre yüzde 37,5 artarak 2027’de 1,1 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor.


Artık yüzlerce sayfalık kitaplar, taşınabilir cihazlardan kolaylıkla okunabilirken özellikle son yıllarda günlük yaşamımızdan iş yapış şekillerimize kadar pek çok dinamiği değiştiren yapay zekâ, bu alanda da etkisini göstermeye başlıyor. Metin kopyalama, özet çıkarma, sorular sorma, sesli yanıt verme gibi özellikler barındıran yapay zekâ uygulamaları, kullanıcıların kitap okuma pratiğini kişiselleştirilmesini sağlıyor. Yayıncılar da bu olanaklardan faydalanarak kitap endüstrisini hem okurlar hem de kendileri için iyileştiriyor. Örneğin, yayıncılar taslak metinlerde yapay zekâ teknolojisinin sunduğu otomatik metin değerlendirme özelliklerini uygularken geleneksel yayınlama sürelerini yüzde 50 azaltıyor.



Yapay Zekâ, Yayıncılara 5,9 Milyar Dolar Gelir Kazandıracak

Yapay zekâ sistemleri metinler üzerinde pek çok işlevi gerçekleştirmeye yardımcı oluyor. Bunların ilk sıralarında yapay zekâ sistemlerinin metin taslaklarını verimli ve etkili bir şekilde inceleyebilmesi, değerlendirebilmesi yer alıyor. Okurların davranışları, tercihleri ve kitaplarla olan etkileşimleriyle ilgili verileri analiz ederek hangi kitapların ilgilerini çekebileceğine dair yüzde 80 oranındaki doğruluk payıyla bilinçli tahminler yapılmasının önünü açıyor. Bugün, yaklaşık her 5 yayıncıdan biri, editoryal içerik oluşturma süreçlerinde yapay zekâ teknolojisini benimsiyor.


Düzenleme, biçimlendirme ve dağıtım gibi görevlerin otomasyonunda kullanarak üretim maliyetlerini yüzde 10 ila 15 azaltıyor, müşteri memnuniyetini yüzde 67 oranında artırıyor. Sektörü önemli derecede etkileyen yapay zekânın, yayıncılara bu yılın sonuna kadar 5,9 milyar dolar gelir kazandıracağı tahmin ediliyor. Yayıncıların yüzde 65’i yapay zekânın kitap endüstrisinde dağıtım başta olmak üzere birçok konuda devrim yaratacağını düşünüyor.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 15 May 2024
  • 2 dakikada okunur

Seda Küçük | Ajans Başkanı
Seda Küçük | Ajans Başkanı

Merhaba,


Çağımızın en hızlı gelişen ve hayatımızı en çok etkileyen teknolojilerinden biri olan yapay zekâ, gün geçmiyor ki yeni bir sektörde kendini göstermesin. Son olarak yayıncılık sektöründe aktif bir şekilde kullanılmaya başlayan yapay zekâ, kitap okuma alışkanlıklarını da değiştiriyor. Yayıncıların yüzde 65’i yapay zekânın endüstride yeni bir dönem başlatacağına inanıyor. Öyle ki yapay zekâ ile şekillendirilen e-kitap okurlarının sayısının pandemi öncesi döneme göre yüzde 37,5 artarak 2027’de 1,1 milyar kullanıcıya ulaşması bekleniyor.


AR (Artırılmış Gerçeklik), AI (Yapay Zekâ), ML (Makine Öğrenimi) ve hareket sensörleri gibi teknolojiler birçok sektörün geleceğine yön veriyor. Müşteri deneyimlerini geliştirmekten operasyonları optimize etmeye kadar farklı hususlarda kullanılırken şimdi de güzellik endüstrisi bu teknolojilerle dönüşüyor. Saç kesimi ve tasarımı, yapay zekâyla daha yaratıcı, özgün ve kişiselleştirilmiş bir boyuta evriliyor. Saç stilistleri için deneme yanılma yöntemi geride kalırken saç simülasyonu, kişiye özel binlerce tasarım yapılmasına kapı aralıyor.


Uzun bir süre tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisini geride bıraksak da etkileri ve sonuçları hâlâ tartışılmaya devam ediyor. Bir yandan da yeni tehditlerle mücadele ediliyor. Bunlardan biri de çağın pandemisi olarak adlandırılan D vitamini eksikliği. D vitamini eksikliği ve yetersizliği bir milyardan fazla çocuk ve yetişkini etkileyen küresel bir sağlık sorunu olarak ortada duruyor. Özellikle hamile, obez, çocuk, ileri yaş, cilt rengi koyu ve doğrudan güneş ışığına maruz kalmayan kişiler yüksek riskli grup olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de her 10 kişiden 9’unda D vitamini eksikliği var. Uzmanlar; hâlsizlik, yorgunluk ve sürekli tekrar eden enfeksiyonları olanların zaman kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini söylüyor.


Ülkemizin en önemli sektörlerinden biri de hiç şüphesiz Turizm... Yılın 4 mevsimini yaşayan nadir ülkelerden biri olarak bulunduğu jeopolitik coğrafyada konumlanan Türkiye’nin en önemli turizm alanlarından biri deniz-kum-güneş üçlemesinin yer aldığı yaz turizmi... Özellikle Ege’den başlayıp Akdeniz’e uzanan eşsiz plajlarında uzun süre devam eden güneş ve muhteşem deniz yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. 2024 yılı ilk çeyreğinde ziyaretçi sayısı geçen seneye göre yüzde 16,7 artarak 9 milyon 68 bin oldu. Türkiye; turizmde 2024 hedefi olan “60 milyon turist 60 milyar dolar gelir” hedefine emin adımlarla ilerlerken enflasyon nedeniyle yerli turistler, geçmiş dönemlere göre daha ucuz tatil için farklı arayışlara yöneliyor. Mısır da bunlardan biri. Türkiye-Mısır yakınlaşması, Şarm El Şeyh’in vizesiz olması ve düşük maliyeti nedeniyle Türkler Ramazan Bayramı’nda Mısır’ı tercih etti. Ülkeye yapılan ziyaretler geçen yıla göre 3 kat arttı. Yabancılar için cazip kampanyalar düzenleyen turizimcilerimizin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da daha uygun fiyatlara tatil yapabilmeleri adına çözümler üretmeleri gerekiyor. Aksi takdirde kendi ülkemizde tatil yapamayacak duruma geleceğiz.


Seyahat, kültür-sanat, moda, sağlık, tasarım, gastronomi, gurme ve daha birçok konuda ilginizi çekebilecek içerikler BODRUMDergi’nin Mayıs sayısında sizleri bekliyor. Bir göz atmanızı öneririm.


Keyifle okuyun.


Sevgiler,






Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page