top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Hülya Büyükbayrak
    Hülya Büyükbayrak
  • 20 May 2023
  • 2 dakikada okunur
Adını Rus balerin Anna Pavlova’dan alan Pavlova tatlısı, Yeni Zelanda’nın milli tatlısı olarak biliniyor. Biraz zahmetli ama şahane bir tatlı tarifi ile karşılıyoruz mayıs ayını…


Malzemeler

  • 4 yumurtanın beyazı (140 gram)

  • Bir çimdik tuz

  • Şeker (280 gram)

  • 1 paket vanilya

  • 1 tatlı kaşığı buğday nişastası

  • 1 tatlı kaşığı sirke

  • Yarım paket krema

  • 180 gr taze peynir (Labne peyniri)

  • 3 çorba kaşığı süt

  • 4 yumurta sarısı

  • 1/2 limonun kabuğu

  • 1 su bardağı karışık orman meyvesi

  • Süslemek için taze nane yaprağı



Hazırlanışı

İlk olarak fırınınızı alt üst pişirme ayarına getirin. Fansız olarak 100 dereceye ayarlayıp ısıtın. Dört adet oda sıcaklığında bulunan yumurtayı kırarak sarısı ile beyazını birbirinden ayırın. Yumurtaların beyazını bir kaseye koyup üzerine yarım çay kaşığı tuz ilave edin. İlk olarak düşük ayarda daha sonrasında yüksek ayarda çırpın. İyice köpürüp sünger gibi bembeyaz olana kadar çırpma işlemine devam edin. Çırptığınız yumurta akları, ilk olarak sabun köpüğü daha sonrasında bir krema kıvamına gelecektir. Son aşamada yumurta akının istenilen kıvama geldiğini anlamak için kaseyi ters çevirin eğer düşmüyorsa işlemi bitirin.


Yumurta akının üzerine şekeri yavaş yavaş kaşık kaşık şeklinde ilave edin. Her ilave ettiğinizde 15 saniye boyunca çırpın. Elinize ayrı bir kap alarak 1 tatlı kaşığı buğday nişastası, 1 paket vanilya ve sirkeyi ilave edip karıştırın. Daha sonra bu karışımı diğer karışımın üzerine dikkatlice ilave edin ve bir spatula yardımı ile tek bir tarafa doğru söndürmeden karıştırın. Karıştırma işlemi sırasında hafif hareketler kullanmazsanız karışımınız sönebilir.


Fırın tepsisinin içine bir adet yağlı pişirme kağıdı koyun. Pişirme kağıdı ile tepsi arasına, karlaşan yumurta beyazından bir kaç parça sürerek pişirme kağıdının yapışmasını sağlayın ve üzerine karlaşan yumurta akını dökün. Ardından bir kaşık yardımı ile döktüğünüz karışımın kenarlarını havaya kaldırıp ortası çukur olacak bir forma getirin. Fansız olarak 100 derecede ısıttığınız fırına, tepsiyi ortanın bir alt gözünde olacak şekilde yerleştirin. 3 saat boyunca pişirin. Daha sonrasında fırını kapatarak 1 saat fırının kapağını hiç açmadan dinlenmeye bırakın. Fırın camından kontrol ettiğiniz Pavlova kekin, üzeri çatlamamış ve rengi kahverengiye dönmemişse bu işlemi doğru şekilde yaptığınız anlamına gelir.


Benmari usulu pişirme için ocağa içinde sıcak su olan bir tencere yerleştirin. Üzerine bir kase koyun fakat bu kasenin alt tabanı su ile temas etmemeli. Ürünleri buhar ile yavaş yavaş pişirmek bu tekniğin en önemli özelliğidir. Beyazlarını aldığınız yumurtaların sarısını bir kaba koyup üzerine üç çorba kaşığı toz şeker ve üç çorba kaşığı süt ekleyin ve yaklaşık 5 dakika karıştırarak pişirin.



Ayrı bir kâsede, 180 gram taze peynire rendelenmiş limon kabuğunu ilave edip mikserde orta ayarda karıştırmaya başlayın. Çırpma işlemini durdurmadan yarım paket kremayı karışımın içine ilave edin ve ardından pişirdiğiniz yumurta sarılarını da ekleyin. Hazırladığınız kremayı dinlenmesi için yarım saat dolaba koyun.


Pişirdiğiniz Pavlova’nın içini dolaptaki krema karışımı ile doldurun. Bu işlemde Pavlova’nın soğuk olması önemlidir. Üzeri için orman meyvelerine 1 tatlı kaşığı pudra şekeri ve tercihe bağlı olarak 2 çorba kaşığı vişne likörü ekleyerek bir harman yapın. Daha sonra dolaptan çıkardığınız Pavlova tatlısının üzerine meyveleri ekleyip nane yaprakları ile süslerseniz servise hazır olur.


  • Yazarın fotoğrafı: Görkem Kırel
    Görkem Kırel
  • 10 Şub 2023
  • 2 dakikada okunur
Kış aylarında en sık tüketilen içeceklerimizden birisi de saleptir. Ülkemizde salep hemen hemen her bölgede yetişebilir. Özellikle kireçli toprakları seven salep, bazı bölgelerde daha verimli yetişir. Türkiye’de salep Muğla, Isparta, Manisa, Kastamonu, Kahramanmaraş ve Yozgat illerinde daha kaliteli ve daha çok yetişmekle birlikte diğer bölgelerde de yetişebilmektedir.

Salepgiller familyasından gelen otsu bir bitki çeşididir. Mor veya kırmızı renkteki çiçek kısımları salkım salkım, gövde kısmı da silindirik ve dik şekildedir. Asıl salep olarak bardaklarınızla buluşan bu faydalı toz, salebin yumrularından elde edilir.

İlk olarak Ortadoğu şehirlerinde yetiştirilen ve 8. yüzyılda kullanılmaya başlanan salep bitkisi, aslında o yıllardan önce de biliniyordu. Ancak salep, içecek olarak kullanılmasından daha çok tıp ve ticarette kullanıldı. Salep (Orchis maculata) ormanlarda ve nemli çayırlarda yetişir. Anadolu salepotu (Orchis anatoiica) kırmızı veya mor çiçeklidir.


Hoş bir koku ve aroması olan salebin evde yarım yağlı sütle yapıldığında bir fincanı, ortalama 100 kaloridir. Hafif olsa da bir enerji değeri olduğu unutulmamalı ve kontrollü tüketilmelidir.

Şeker içeriği nedeniyle hazır salepleri tüketmemesi gereken başka bir grup da diyabet hastalarıdır. Aynı şekilde, ciddi ve kronik bir rahatsızlığı olanların her şeyi olduğu gibi salebi tüketirken de mutlaka temkinli olmaları, faydalarından yararlanmak için düzenli olarak tüketmeye karar vermeleri durumundaysa mutlaka ama mutlaka öncesinde doktorlarına danışmaları önemli.


Salep bitkisinin bilinen ciddi bir zararı ya da yan etkisi yoktur. Salebin karbonhidrat ve şeker içeriğinden dolayı kalorisi yüksektir. Ara öğün olarak kullanılabilir. Her gün olmamak şartıyla ortalama bir fincan salep içmek yeterlidir. Kişiler günlük aktivitelerine yürüyüş ekleyip karbonhidratlı besinleri sınırlandırdıkları bir beslenme programıyla dengeyi sağlayabilirler.


Salep deyince akla hemen tarçın gelir. Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirici bir baharattır. Aynı zamanda doygunluğu kontrol ederek, kan şekerini de dengeler.

Yaz geldiğindeyse bu lezzetli malzeme en çok dondurma tariflerinin içinde yer alır. Dondurmaya hem kıvam hem de lezzet olarak sınıf atlatır.



FAYDALARI

  • Vücutta yarattığı yumuşatıcı etkisinden dolayı daha çok soğuk kış aylarında tüketilir.

  • Göğsü yumuşatır, öksürük ve bronşitte faydalıdır.

  • Kabızlığı giderir.

  • Basur memelerinde faydalıdır. oZihni çalışma gücünü artırır. oKalbi kuvvetlendirir.

  • Kadınlarda, regl döneminde kanamalarının düzenli olmasını sağlar.

  • Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

  • Vücudun ısınmasını sağlar.

  • Cinsel gücü artırır.

  • İçerdiği mineraller sayesinde vücuda enerji verir, gün boyu kendini yorgun hissedenlere zindelik kazandırır.

  • Şekersiz bir şekilde içeceği yapıldığında, en iyi zayıflama destekçilerindendir. Tok tutmaya yardımcı olduğundan en ideal ara öğünlerden biridir.

  • Bolca kalsiyum ve protein almamızı sağladığından bağışıklık sistemine destek olup hastalıklardan korur.

  • Düzenli olarak tüketildiğinde cildi sıkılaştırır ve parlaklık verir.

  • Bebek ve çocuklarda yaz ishallerini, yetişkinlerde ise kronik ishali kesici etkisi bulunmaktadır.

  • Müsilajlarca zengin olması nedeniyle, gastrointestinal kanal tahrişinde ve iltihaplanmalarında tedavi edici rol oynamaktadır.

  • Ekstresinde bulunan quercetin gibi polifenoller ve flavonoid bileşenler, bu bitkide bulunan önemli antioksidanlardır. Bu bileşenler karaciğeri toksinlere ve serbest radikallere karşı koruyucu etkiye sahiptir.

  • İçeriğinde bulunan ukomannan, suda çözünen oksidatif stresi engelleyen ve AST-ALT seviyelerini azaltan bir liftir. Bu lif; kan şekerini, kolesterolü ve vücut ağırlığını azaltmada etkilidir.


Malzemeler:

  • 4 su bardağı süt

  • Bir yemek kaşığı doğal toz salep

  • Bir çay bardağı toz şeker

  • Bir tatlı kaşığı tarçın



YAPILIŞI


Sütü cezvenin içerisinde kaynatın. Ardından içerisine doğal toz salebi ekleyerek hızlıca karıştırın. Kıvam alan karışımın içerisine tarçın ve şekeri ekleyerek kısık ateşte karıştırmaya devam edin. Kaynayan salebi üzerine çubuk tarçın koyarak servis edebilirsiniz.

  • Yazarın fotoğrafı: Hülya Büyükbayrak
    Hülya Büyükbayrak
  • 3 Kas 2022
  • 2 dakikada okunur
Yazın sıcaklığı yerini kızıl yapraklı sonbahara bıraktı. Yavaş yavaş hırkalar giyilip, yağmurlu havalarda kısa yürüyüş zamanı geldi. Böyle havalarda insanların üzerine durgun bir hâl çöker. İşte tam bu anlarda güzel bir makarna kimin keyfini yerine getirmez ki? O zaman sıvayalım kolları ve bugün güzel bir Ragu Bolonez Soslu Lazanya yapalım.


Malzemeler

  • 1 kutu lazanya makarnası

  • 250 gram kaşar peyniri

Beşamel Sos | Malzemeler

  • 4 yemek kaşığı tereyağı

  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ

  • Yarım soğan

  • 2 yemek kaşığı un

  • 3 su bardağı oda ısısında süt

  • 1 çay kaşığı tuz

  • Az muskat rendeliyorum

  • Yarım çay kaşığı karabiber



Beşamel Sos | Yapılışı

Tereyağı ve sıvı yağı küçük bir tencereye alarak eritelim. Bu işlemi kısık ateşte yapalım ve yakmamaya dikkat edelim. Tereyağımız eridikten sonra unu ilave edelim ve sürekli karıştırarak kavuralım. Kokusu çıkan un kavrulmuş demektir. Unu kavururken ateşi yüksek açmamalıyız, aksi halde unumuz ve yağımız yanabilir. Üzerine sürekli karıştırarak 1,5 su bardağı sütü yavaş yavaş ilave edelim. Çırpıcı ile hızlıca çırpalım, topak kalmamasını sağlayalım. İçerisine yarım soğanı ekleyeyim. Sosumuz kaynayıp koyulaştıktan sonra tuz ve karabiberi de ekleyerek karıştırararak pişirelim. 1-2 dakika kaynadıktan sonra içerisinden soğanı çıkartarak sosumuzu ocaktan alalım.


Ragu Bolonez Sos | Malzemeler

  • 400 gram dana kıyma

  • 2 adet havuç

  • 10 gram kereviz sapı

  • Yarım soğan

  • 1 adet mantar

  • 1 diş sarımsak

  • 100 gram domates sos

  • 1 çorba kaşığı tereyağ

  • Yarım çay bardağı kırmızı şarap (isteğe bağlı)

  • Muskat

  • Tuz

  • Karabiber



Ragu Bolonez Soslu Lazanya | Yapılışı

  1. Tereyağında, küp küp doğranmış havuç soğan ve kereviz saplarını terleterek kavuralım. Terlettiğimiz sebzelere küp küp doğranmış mantarı ekleyelim. Ardından kıymamızı da ekleyerek en kısık ateşte karamelize edelim. Karamelize ettiğimiz malzemelerimizin üzerine kırmızı şarabı dökelim ve çektirelim. En son domates sosumuzu da ilave ederek 2-3 dakika içinde altını kapatalım.

  2. Lazanyalarımızı kaynar suda haşladıktan sonra çıkartıp süzdürelim.

  3. Fırına girebilecek bir kaba tek tek lazanyalarımızı dizelim. Üzerine Ragu Bolonez Sosu bir kat gezdirip, onun üzerine de beşamal sosumuzdan ekleyelim. Aynı işlemi 3 kat tekrarlayalım ve son katın üzerine beşamal sosu ekledikten sonra üzerine kaşarı rendeleyip fırının ızgara kısmında üzeri kızarıncaya kadar pişirelim. Afiyet olsun…

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page