top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Görkem Kırel
    Görkem Kırel
  • 10 Şub 2023
  • 2 dakikada okunur
Kış aylarında en sık tüketilen içeceklerimizden birisi de saleptir. Ülkemizde salep hemen hemen her bölgede yetişebilir. Özellikle kireçli toprakları seven salep, bazı bölgelerde daha verimli yetişir. Türkiye’de salep Muğla, Isparta, Manisa, Kastamonu, Kahramanmaraş ve Yozgat illerinde daha kaliteli ve daha çok yetişmekle birlikte diğer bölgelerde de yetişebilmektedir.

Salepgiller familyasından gelen otsu bir bitki çeşididir. Mor veya kırmızı renkteki çiçek kısımları salkım salkım, gövde kısmı da silindirik ve dik şekildedir. Asıl salep olarak bardaklarınızla buluşan bu faydalı toz, salebin yumrularından elde edilir.

İlk olarak Ortadoğu şehirlerinde yetiştirilen ve 8. yüzyılda kullanılmaya başlanan salep bitkisi, aslında o yıllardan önce de biliniyordu. Ancak salep, içecek olarak kullanılmasından daha çok tıp ve ticarette kullanıldı. Salep (Orchis maculata) ormanlarda ve nemli çayırlarda yetişir. Anadolu salepotu (Orchis anatoiica) kırmızı veya mor çiçeklidir.


Hoş bir koku ve aroması olan salebin evde yarım yağlı sütle yapıldığında bir fincanı, ortalama 100 kaloridir. Hafif olsa da bir enerji değeri olduğu unutulmamalı ve kontrollü tüketilmelidir.

Şeker içeriği nedeniyle hazır salepleri tüketmemesi gereken başka bir grup da diyabet hastalarıdır. Aynı şekilde, ciddi ve kronik bir rahatsızlığı olanların her şeyi olduğu gibi salebi tüketirken de mutlaka temkinli olmaları, faydalarından yararlanmak için düzenli olarak tüketmeye karar vermeleri durumundaysa mutlaka ama mutlaka öncesinde doktorlarına danışmaları önemli.


Salep bitkisinin bilinen ciddi bir zararı ya da yan etkisi yoktur. Salebin karbonhidrat ve şeker içeriğinden dolayı kalorisi yüksektir. Ara öğün olarak kullanılabilir. Her gün olmamak şartıyla ortalama bir fincan salep içmek yeterlidir. Kişiler günlük aktivitelerine yürüyüş ekleyip karbonhidratlı besinleri sınırlandırdıkları bir beslenme programıyla dengeyi sağlayabilirler.


Salep deyince akla hemen tarçın gelir. Tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirici bir baharattır. Aynı zamanda doygunluğu kontrol ederek, kan şekerini de dengeler.

Yaz geldiğindeyse bu lezzetli malzeme en çok dondurma tariflerinin içinde yer alır. Dondurmaya hem kıvam hem de lezzet olarak sınıf atlatır.



FAYDALARI

  • Vücutta yarattığı yumuşatıcı etkisinden dolayı daha çok soğuk kış aylarında tüketilir.

  • Göğsü yumuşatır, öksürük ve bronşitte faydalıdır.

  • Kabızlığı giderir.

  • Basur memelerinde faydalıdır. oZihni çalışma gücünü artırır. oKalbi kuvvetlendirir.

  • Kadınlarda, regl döneminde kanamalarının düzenli olmasını sağlar.

  • Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

  • Vücudun ısınmasını sağlar.

  • Cinsel gücü artırır.

  • İçerdiği mineraller sayesinde vücuda enerji verir, gün boyu kendini yorgun hissedenlere zindelik kazandırır.

  • Şekersiz bir şekilde içeceği yapıldığında, en iyi zayıflama destekçilerindendir. Tok tutmaya yardımcı olduğundan en ideal ara öğünlerden biridir.

  • Bolca kalsiyum ve protein almamızı sağladığından bağışıklık sistemine destek olup hastalıklardan korur.

  • Düzenli olarak tüketildiğinde cildi sıkılaştırır ve parlaklık verir.

  • Bebek ve çocuklarda yaz ishallerini, yetişkinlerde ise kronik ishali kesici etkisi bulunmaktadır.

  • Müsilajlarca zengin olması nedeniyle, gastrointestinal kanal tahrişinde ve iltihaplanmalarında tedavi edici rol oynamaktadır.

  • Ekstresinde bulunan quercetin gibi polifenoller ve flavonoid bileşenler, bu bitkide bulunan önemli antioksidanlardır. Bu bileşenler karaciğeri toksinlere ve serbest radikallere karşı koruyucu etkiye sahiptir.

  • İçeriğinde bulunan ukomannan, suda çözünen oksidatif stresi engelleyen ve AST-ALT seviyelerini azaltan bir liftir. Bu lif; kan şekerini, kolesterolü ve vücut ağırlığını azaltmada etkilidir.


Malzemeler:

  • 4 su bardağı süt

  • Bir yemek kaşığı doğal toz salep

  • Bir çay bardağı toz şeker

  • Bir tatlı kaşığı tarçın



YAPILIŞI


Sütü cezvenin içerisinde kaynatın. Ardından içerisine doğal toz salebi ekleyerek hızlıca karıştırın. Kıvam alan karışımın içerisine tarçın ve şekeri ekleyerek kısık ateşte karıştırmaya devam edin. Kaynayan salebi üzerine çubuk tarçın koyarak servis edebilirsiniz.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 5 Şub 2023
  • 2 dakikada okunur

Kış aylarında havaların soğuması ile birlikte kapalı ortamlarda geçirilen sürenin fazlalaşması, üst solunum yolu enfeksiyonlarını da artırıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada ve tedavide bol sıvı alımının ve beslenmenin önemine dikkat çeken Marmara Üniversitesi Diyetetik ve Beslenme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şule Aktaç, fonksiyonel besinler arasında yer alan zerdeçalı öneriyor. Zerdeçal ile beraber tarçın, zencefil gibi baharatlarla zenginleştirilmiş Zerdeçallı Latte gibi sütlü içecekler, kış aylarında içimizi ısıtmak için iyi bir tercih olmasının yanı sıra sağlığa olan faydalarıyla da ön plana çıkıyor.


Üst solunum yolu enfeksiyonları havaların soğumasıyla birlikte hayatımıza daha çok girmeye başladı. Korunma ve tedavi için uzmanlar bol sıvı tüketilmesini ve beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle fonksiyonel gıdaların öneminin daha iyi anlaşılması ile beslenmede farklı özellikteki besinlere ve baharatlara daha çok yer verildiğine işaret eden Marmara Üniversitesi Diyetetik ve Beslenme Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şule Aktaç; protein, karbonhidrat, yağ, posa, çeşitli vitamin ve mineral içeriğiyle zerdeçalı içecek olarak tüketmenin faydalarını anlatıyor. Kış aylarında en çok tercih ettiğimiz sıcak içecekleri, zerdeçallı tüketmek hem sağlığa faydalı hem de keyifli bir deneyim sunuyor. Özellikle kışın sıcak yazın da soğuk olarak tüketilebilen Zerdeçallı Latte gibi içecekler, üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için önerilirken hepimizin ortak noktası olacak bir lezzet deneyimi de sunuyor.


Pek çok hastalık ve ağrının giderilmesinde tedavi edici etkisi var

Zerdeçalda besin öğesi olarak; protein, karbonhidrat, yağ ve posa, niasin, A vitamini, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum ve çinko mineralleri bulunuyor. Zerdeçalın Hindistan ve Çin’de geleneksel ayurveda uygulamaları kapsamında, yaralar, cilt hastalıkları, göz enfeksiyonları, solunum rahatsızlıkları ve sindirim bozukluklarını tedavi etmek için kullanıldığını söyleyen Doç. Dr. Şule Aktaç, “Besinlere renk verici olarak kullanılan zerdeçal; kokusuz, ısıya dayanıklı bir bileşik olan kurkumin içerir. Kurkuminin antioksidan, inflamasyonu azaltıcı, tümör oluşumunu engelleyici, mikroorganizmaların büyümesini durdurucu ve öldürücü etki göstererek sağlığı geliştirdiği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Kurkumin, E vitamininden birkaç kat daha iyi bir radikal temizleyicisidir. Bu açıdan obezite, metabolik sendrom, diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, sindirim sistemi hastalıkları, karaciğer yağlanması, kanser, eklem hastalıkları, parkinson, Alzheimer ve ağrının giderilmesinde koruyucu ve tedavi edici olarak faydalı olabileceği belirtilmiştir” diyor.



Hem faydalarından yararlanın hem de hayatınıza lezzet katın

Fonksiyonel gıdalara olan bilincin artmasıyla birlikte, baharat ve kök bitkiler yiyecek ve içeceklerde daha sık karşımıza çıkmaya başlıyor. Kahve Dünyası kış içeceklerinin vazgeçilmezlerinden olan Zerdeçallı Latte’nin yanında bitkisel sütlerin ağırlıkta olduğu zerdeçal, tarçın, tahin gibi birçok doğal lezzet tüketilebilir.


Zerdeçalın her yaş grubunun tüketimi için güvenli olduğunu söyleyen aynı zamanda Kahve Dünyası Sağlıklı Beslenme Danışmanı olarak da görev yapan Doç. Dr. Aktaç şunları söyledi: “Zerdeçalda 50’den fazla türünü içeren, birçok hastalıktan koruyucu etkisiyle bilinen fitokimyasallar bulunur. Kurkumini tek başına ekstre olarak kullanmak yerine zerdeçalı toz olarak tüketmek sağlık için daha yüksek fayda sağlar. Günümüzde zerdeçal gibi fonksiyonel gıdalar tüketim alışkanlığımız olan yiyecek ve içeceklerde de kullanılıyor. Ayrıca zerdeçalı yağ içeren bir besinle tüketmek, ısıl işlem uygulamak ve karabiber, zencefille birlikte tüketmek, zerdeçalın vücuttaki etkisini artırıyor. Bunu sağlamak için; örneğin kışın sıcak süte zerdeçalın yanı sıra karabiber ve/veya zencefil eklemek, soğuk algınlığı ve gripten korunmak için iyi bir tercih olacaktır. Zencefil, tarçın, karabiber gibi baharatlarla sağlığımız açısından daha fazla faydalanacağımız karışımlar, özellikle kış aylarında içimizi ısıtan, lezzetli seçeneklerin arasında yer alırken hastalıklara karşı koruyucu görevi de görüyor.”


  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 3 Şub 2023
  • 3 dakikada okunur
Yoğun iş temposuna ara vererek kış mevsimini macera ve gezi dolu bir tatille unutulmaz anılara dönüştürmek, hem spor yapmak hem de tertemiz dağ havasını içine çekmek isteyenler, Türkiye’nin hemen her bölgesine yayılan, zengin konaklama ve yeme içme seçeneklerinin de sunulduğu kayak merkezlerini tercih ediyor. İşte, kış sporlarından vazgeçemeyenler için Türkiye’nin en sevilen kayak merkezleri…


Kış turizminin en popüler adresi: Bursa Uludağ

Bursa’da bulunan Uludağ, kış turizmi denince akla gelen ilk kayak merkezlerinden biri. İstanbul’a yakınlığıyla bilinen ve en fazla tercih edilen kayak merkezi olan Uludağ, civarındaki kayak otellerinin yanı sıra eğlence mekânlarıyla da dikkat çekiyor. Bursa şehir merkezine yalnızca 40 km uzaklıkta olan Uludağ Kayak Merkezi, en uzunu 2 bin 750 metre olan (Tutyeli Pisti) yaklaşık 20 adet kayak pistine sahip. Kayak ve snowboard başta olmak üzere kış sporlarının yanı sıra doğa gezileri için de ideal bir bölge olan Uludağ ve çevresi, kış tatilini dolu dolu yaşamak isteyenler için çok çeşitli aktivite ve gezi seçenekleri de sunuyor.



Şehre yakın, gürültüden uzak: Kocaeli Kartepe

İstanbul’a yakınlığıyla tercih edilen bir diğer kayak merkezi olan Kartepe, kayak için ideal kar kalınlığı, civarında bulunan lüks oteller, profesyonel kayakçılardan kayak sporunu ilk kez deneyimlemek isteyen gezginlere kadar birçok sporcu profiline hitap eden pist çeşitliliğiyle öne çıkıyor. 1700 metreye ulaşan yüksekliğiyle muhteşem dağ manzarası, beş yıldızlı otel hizmetleri, uygun ekipman kiralama imkânı ve civarındaki doğal güzelliklerle Kartepe, kayak tatili için pek çok alternatif sunuyor.



Bir doğa harikası: Bolu Kartalkaya

Köroğlu Dağları’nda zirvesi 2 bin metreyi bulan, İstanbul ve Ankara’nın tam ortasındaki lokasyonuyla kış turizminin uğrak yeri olan Kartalkaya Kayak Merkezi’nde, 5 konaklama tesisi ve çeşitli zorluk derecelerine sahip, toplam uzunluğu 20 kilometreyi bulan 13 farklı kayak pisti bulunuyor. Merkez, çevresinde bulunan yaylalar, doğa harikası milli parklar, göller ve mesire yerleriyle öne çıkıyor. Türkiye’nin en üst düzey snowpark projesine ev sahipliği yapan Kartalkaya, snowboard tutkunları için de en uygun adreslerden biri.



Doğu Ekspresi’nin son durağı: Kars Sarıkamış

Kış tatilinde şehirden uzaklaşmak ve bambaşka bir coğrafyayı keşfetmek isteyenler için mükemmel bir adres olan Kars Sarıkamış Kayak Merkezi, 10’dan fazla küçük dağ oteliyle ziyaretçilerine kütük evlerde konaklama seçeneği sunuyor. Uygun ekipman kiralama imkânıyla da öne çıkan Sarıkamış Kayak Merkezi’ne son yılların en popüler ve en özgün seyahat olanağını sunan Doğu Ekspresi’yle de gidilebiliyor. Toplam uzunluğu 25 kilometreyi bulan Sarıkamış kayak pistleri, dünyada sadece Alpler’de bulunan toz kristal kar cinsiyle özgün bir doğal güzellik sunuyor.



Kayseri’nin yöresel lezzetleri kayak keyfiyle buluşuyor: Kayseri Erciyes

Yüksekliği 4 bin metreye yaklaşan, Kayseri’nin göz bebeği Erciyes Dağı, İç Anadolu’nun en yüksek dağı olma özelliğini taşıyor. Sönmüş bir yanardağ olan Erciyes Dağı’nın karlı yamaçları, mutfağıyla meşhur Kayseri’de kış sporları için ideal bir kayak merkezi sunuyor. Kasım ayından nisan ayına kadar uzun bir kayak sezonu vadeden, çoğunlukla üç yıldızlı otellerde konaklama olanaklarının yanı sıra yöresel lezzetler de sunan Erciyes Kayak Merkezi’nin Uludağ’ı aratmayan kayak pistleri, heyecan ve adrenalin tutkunlarının öncelikli tercihlerinden. Kayseri Erciyes Kayak Merkezi kolay, orta ve zor olarak gruplanan pist seçenekleriyle her seviyeden kayak ve snowboard tutkununa hitap ediyor.



Cağ kebabı eşliğinde, Dadaşlar diyarında kayak: Erzurum Palandöken

Palandöken Kayak Merkezi, Doğu Anadolu’nun büyük kentlerinden Erzurum’a yalnızca 10 kilometre uzaklıktaki konumuyla bölge için cazip bir kış turizmi alternatifi sunuyor. Her yıl yaklaşık 150 gün süren kış sezonuyla Palandöken Kayak Merkezi, aynı zamanda dünyadaki kayak merkezleri arasında şehir merkezine en yakın kayak merkezlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Toplam pist uzunluğu 30 kilometreyi bulan bu dev alan, zorlu ve dik pistleriyle profesyonel sporcuları ve dağcıları ağırlarken, yerli ve yabancı turistler arasında son yıllarda giderek popülerleşen bir seçenek hâline geldi. Konaklama seçenekleri arasında Palandöken’de kamp olanakları, oteller bölgesi ve Erzurum şehir merkezindeki oteller bulunuyor.


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page