top of page

Güncelleme tarihi: 12 Şub

2010 yılında yayımlanan ilk romanı Siyah Gelinlik ile toplumsal yaralara ayna tutan yazar Seda Küçük, yıllar içinde kaleme aldığı güçlü eserleriyle okurlarını derinlikli hikâyelere sürükledi. “Yazmak benim için bir tutku değil nefes almak kadar doğal bir ihtiyaç” diyen Seda Küçük, 2025’te Ceres Yayınları'ndan çıkan yedinci kitabı Deli Sarpa ile bir kez daha adından söz ettiriyor.

Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu

Yazarlık serüvenini çocukluk hayallerinden alıp bugünlere taşıyan ve okurlarını güçlü hikâyelerle buluşturan bir kalem Seda Küçük… İlk kitabını raflarda gördüğü anki heyecanını, karakter yaratımındaki denge unsurlarını, yazma rutininin vazgeçilmez ritüellerini ve yaratıcı tıkanıklıkları aşma yollarını anlatan yazar Seda Küçük, aynı zamanda farklı türlerde eserler vermenin zorluklarını ve ilham kaynaklarını bizimle paylaştı. Dijitalleşmenin edebiyat üzerindeki etkilerinden, okurlarla kurulan bağın yazma sürecine katkılarına kadar pek çok konuda içten bir sohbet sizleri bekliyor.


Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu

 

Yazarlık serüveniniz nasıl başladı? Sizi roman yazmaya yönlendiren en önemli etken neydi?

Yazarlık serüvenim, çocukluk yıllarında okuduğum kitapların büyüsüne kapılmamla başladı. Hayal gücümü kâğıda dökme arzusu zamanla hikâye anlatma tutkusuna dönüştü. İnsanların duygularına dokunan, düşündüren ve ilham veren eserler yaratma isteği beni roman yazmaya yönlendirdi.

 

İlk kitabınızı raflarda gördüğünüzde ve ilk imza gününüzde hissettiklerinizi bizimle paylaşır mısınız? O anlar sizin için ne ifade ediyordu?

İlk kitabımı raflarda görmek, tarif edilemez bir mutluluk ve gurur kaynağıydı. Yıllarca süren emeğin somut bir esere dönüşmesini görmek, hayalimin gerçekleştiğini hissettirdi. İlk imza günümde okurlarımla buluşmak, onların gözlerindeki heyecanı görmek, bana daha fazlasını yazma gücü verdi.

 


Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Romanlarınızı yazarken gerçek yaşamdan mı ilham alıyorsunuz yoksa kendi deneyimlerinizi kurguya mı dönüştürüyorsunuz? Bu yaratım sürecinden biraz bahseder misiniz?

Hem gerçek yaşamdan hem de kişisel deneyimlerimden ilham alıyorum. Gözlemlediğim hikâyeler ve yaşadıklarım, hayal gücümle birleşerek farklı kurgulara dönüşüyor. Karakterlerimi ve olay örgüsünü oluştururken yaşamın içinden detayları harmanlamak bana derinlik kazandırıyor.

 

Yazma rutininiz nasıl şekilleniyor? Belirli bir çalışma programınız veya sizi yazmaya motive eden ritüelleriniz var mı?

Yazma sürecimde belirli bir disiplin oluşturmayı önemsiyorum. Sabah erken saatlerde yazmaya başlamak ve sessiz bir ortamda çalışmak verimliliğimi artırıyor. Kahve eşliğinde yazmak, hayal gücümü besleyen bir ritüel hâline geldi.

 

“Deli Sarpa” romanınızda güçlü iki kadın karakter yarattınız. Bu karakterleri kurgularken hangi denge unsurlarını gözetiyorsunuz? Karakterlerinizle ne ölçüde özdeşleşiyorsunuz?

Karakterleri oluştururken onların güçlü yönleri kadar kırılgan yanlarını da göstermek benim için önemliydi. Bu denge, karakterlerin daha gerçekçi ve samimi olmasını sağladı. Onların yaşadığı duygusal dalgalanmaları ben de derinden hissediyorum ve zaman zaman kendimle özdeşleştiriyorum.

 

Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu

Farklı türlerde eserler verdiniz. Okurlarınızın bu tür değişimlerine tepkileri nasıl oluyor? Türler arasında geçiş yaparken sizi en çok ne motive ediyor?

Okurlarımın tür değişimlerine olan olumlu tepkileri beni motive ediyor. Farklı türlerde yazmak, kendimi keşfetmemi ve yazarlık yolculuğumda yeni kapılar aralamamı sağlıyor. Yeniliklere açık olmak yazma sürecimi zenginleştiriyor.

 







Yazarlık kariyerinizde tutarlılığı korumanın ve sürdürülebilir bir üretkenlik yakalamanın zorlukları nelerdir?

Yazarlıkta tutarlılığı korumak zaman yönetimi ve motivasyon gerektiriyor. Zaman zaman yaratıcı tıkanıklıklar yaşasam da bu süreçleri aşmak için farklı disiplinlerden besleniyorum. Sabırlı ve disiplinli olmak, sürdürülebilir üretkenliğin anahtarı.

 

Yazarlık hayali kuran gençlere hangi tavsiyelerde bulunursunuz? Onlara ilham verecek önerileriniz var mı?

Kendilerine ve kalemlerine güvenmelerini, bol bol okumalarını ve yazmaktan asla vazgeçmemelerini tavsiye ederim. Her yazdıkları satır, onları daha iyi bir yazar yapacaktır. Sabırlı olup hatalardan ders çıkarmak da gelişim için çok önemli.

 


Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Bir ajans sahibi olmak yazarlık sürecinizi nasıl etkiliyor? Bu durum size ilham mı veriyor yoksa zorluklar mı yaratıyor?

Ajans sahibi olmak yoğun bir tempo gerektiriyor ancak bu süreç bana farklı bakış açıları kazandırıyor. Zaman yönetimi açısından zorluklar yaşasam da sektörün içinden olmak yazarlığımı besliyor ve ilham veriyor.

 

Yazar olmasaydınız hangi mesleği yapardınız? Alternatif bir kariyer hayaliniz var mıydı?

Yazar olmasaydım psikolojiyle ilgilenmek isterdim. İnsan davranışlarını ve duygularını anlamak her zaman ilgimi çekmiştir.

 



Günlük yaşamınızda yazmaya ve okumaya ne kadar zaman ayırıyorsunuz? Bu zamanı nasıl planlıyorsunuz?

Günümün büyük bir kısmını yazmaya ve okumaya ayırıyorum. Genellikle sabah saatlerini yazıya, akşam saatlerini ise okumaya ayırarak dengeli bir rutin oluşturdum.

 

İlhamınızın tükendiğini hissettiğinizde bu durumu nasıl aşıyorsunuz?

İlhamım tükendiğinde doğada vakit geçirmek, farklı türde kitaplar okumak veya kısa bir mola vermek bana iyi geliyor. Bazen uzaklaşmak, yeniden üretken olmanın en etkili yolu olabiliyor.



Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Okurlarınızla iletişimde olmanın yazarlık sürecinize nasıl katkıları oluyor?

Okurlarımla iletişimde olmak, onların beklenti ve yorumlarını duymak yazma motivasyonumu artırıyor. Okur geri dönüşleri, karakterlerimi ve hikâyelerimi daha da geliştirmem için önemli bir rehber oluyor.


Dijital platformlar hakkındaki düşünceleriniz nedir? Kitapların dijitalleşmesi yazarlığınızı nasıl etkiliyor?

Dijital platformlar, yazarlara daha geniş bir kitleye ulaşma fırsatı sunuyor. Kitapların dijitalleşmesi okuma alışkanlıklarını değiştirse de yazarlık sürecime olumlu katkılar sağlıyor.

 




Her Gerçek Bir Bedel ve Her Aşk Cesaret İster

Hayatının enkazını toplarken tesadüfen bulduğu eski bir mektup Kumsal’ı 1912’nin acı dolu Balkan Harbi’ne ve saklı bir aile trajedisinin karanlıklarına sürükler. Açığa çıkan sırlar, yalnızca geçmişin değil, kendi hayatının da büyük bir yalan üzerine kurulduğunu ortaya çıkarır: Bir yanda tarihin tozlu sayfalarına gömülmüş haksızlıklar, diğer yanda kalbini acıtan gerçekler... Şimdi Kumsal, geçmişin sessiz çığlıklarına ses olmak ve kalbine düşen beklenmedik bir aşkı kabullenmek zorundadır. Ancak her gerçek bir bedel ve her aşk cesaret ister... Deli Sarpa, geçmişle bugünü ustaca bir araya getirirken kayıpların, affetmenin ve yeniden doğuşun hikâyesini derin bir duygu yoğunluğuyla anlatıyor. Bu roman, sizi yalnızca tarihin tozlu sayfalarına götürmeyecek, kalbinizin en kuytu köşelerinde saklı cesaretle de yüzleştirecek.



Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu
Yazar Seda Küçük Yedinci Kitabı Deli Sarpa ile Yeniden Okurlarıyla Buluştu

 

“Yazmak, Hayatımın Vazgeçilmez Bir Parçası”

Seda Küçük, İstanbul’da doğdu. 2002 yılında Trakya Üniversitesi Seramik, Cam ve Çinicilik Bölümü’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından iki yıl boyunca Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Harbiye Askeri Müzesi’nde “kalemkâr” olarak görev yaptı. Sanatla geçen bu yıllar, onun estetik bakış açısını şekillendirmesinde ve hayata farklı bir pencereden bakmasında önemli bir rol oynadı.

 

Yazmayı hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak gören Seda Küçük, 2010 yılında yayımlanan ilk romanı Siyah Gelinlik ile edebiyat dünyasına adım attı. Bir ailenin dramını ve “çocuk anneler” sorununu ele aldığı bu eser hem okuyucuların hem de eleştirmenlerin dikkatini çekti. Daha sonra farklı temalarda kaleme aldığı eserleriyle edebiyat kariyerini başarıyla sürdürdü. Bugüne kadar şu eserleri yayımlandı:

 

  • Siyah Gelinlik (2010)

  • Yabancı Ses (2011)

  • Yoksul Ruh (2014)

  • Öznesi Sen (2016)

  • Sarı Yaz (2017)

  • Düş Yakamdan (2020),

  • Deli Sarpa (2025)

 

Yazarlık kariyeri boyunca aldığı olumlu geri dönüşler ve kazandığı ödüller, motivasyonunu her zaman artırdı. Bu ödüller arasında:


  • 2018 yılında Siyah Gelinlik ile “Dram Roman” dalında Altın Kalem Ödülü,

  • 2022 yılında Düş Yakamdan ile “Romantik Komedi Roman” dalında Altın Kalem Ödülü,

  • 2024 yılında Roman dalında Altın Yazar Ödülü bulunuyor.

 

2015 yılında “Yabancı Ses” isimli prodüksiyon şirketini kuran Küçük, bu şirkette profesyonel ekibiyle şirketlere özel kurumsal dergiler hazırlayıp yayımlıyor. Ayrıca, gazeteci eşi Mustafa Küçük ile 2021 yılından bu yana BODRUMDergi’yi yayımlıyor.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 9 Ara 2024
  • 3 dakikada okunur
Her kitap yeni bir yolculuktur. İster okuyun, ister dinleyin o an nerede olduğunuzun bir önemi yoktur. Okuduğunuz ya da dinlediğiniz kitap sizi astral bir yolculuğa çıkarır. Bazen kendi içsel yolculuğunuz olur bu bazen de başkalarının hayatlarında savrulurken bulursunuz kendinizi. Bir yandan okursunuz diğer yandan da kafanızda mekânları ve karakterleri canlandırır, onlarla birlikte o öykünün içinde sürüklenirsiniz. Ya da bir öğretinin içinde kendinizi test ederken bulursunuz. Okudukça hayata yeni anlamlar yükler, yaşamınızda yenilenmeye ihtiyaç duyarsınız...




Adam Fawer - Mobius

Mobius, ismini sonsuzluk şeridinden alıyor.

Brooklyn’in gözlerden uzak teraslarında kurulu bir startup. Ortaklar hipster girişimci Andy ve esrarengiz dâhi fizikçi Rowan’a göre icatları tüm dünyayı değiştirecek bir devrim niteliğinde. Temporal Distorsiyon Portalı. Kısaca: Zamanda Yolculuk! Gelecekten sana, kendi el yazınla gönderilen mesajlar. Bu icatla kusursuz bir kariyer inşa edebilir, gelecekteki ruh eşinle tanışabilirsin. Dostların ve düşmanlarınla takvimlerin ötesinde yüzleşebilir, akla gelmeyecek tüyoların izinde zaman korsanlığına, sonsuz servet peşinde gelecek hırsızlığına soyunabilirsin. Ama hepsinden önemlisi; en büyük hatanı düzeltebilirsin. Olasılıksız, Empati ve OZ adlı romanlarıyla milyonları okumaya âşık etti. Her jenerasyonun baştan keşfettiği fenomen yazar Adam Fawer bu kez de Zaman’a meydan okuyor. Kader, özgür irade, geçmiş, gelecek, aşk, felsefe, bilim, polisiye... Zamanda Yolculuk hiç bu kadar gerçek olmamıştı. Adam Fawer’dan asla bitmesin isteyeceğiniz bir roman daha.



Mendil Alır mısınız? - İlker Köklük

Mendil satıcısı Ahmet ile ayakkabı boyacısı Cihan ısınmak için oraya sığınmışken, eli silahlı adamlardan kaçan bir “zengin çocuğu”na denk geliyorlar. Para karşılığı ona yardım etmek istemeleri trajik sonuçlara yol açıyor. Ahmet ve Cihan’ın böyle sefil bir hayat sürmelerine yol açan sistemin simgesi olan bir kuruma ısınmak için sığınmaları insanın içini acıtan bir buluş… Ama orada da “sistemden” uzak kalamıyorlar, başa çıkamayacakları dertler orada da onları gelip buluyor; böylece oyun eleştiri dozu yüksek bir gerçekçilik zeminine oturuyor. Mendil Alır mısınız? isimli oyun İlker Köklük tarafından 2022 yılında kaleme alındı ve aynı yıl Özel İsviçre Hastanesi Oyun Yazma Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü’nün sahibi olup Mitos Boyut Yayınları tarafından yarışma oyunları kitabında basıldı. Ardından yıllar içinde çeşitli özel tiyatrolar ve Gaziantep Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenen oyun, 2011 yılında Aksine Tiyatro’da İlker Köklük rejisiyle sahneye konuldu ve Direkler Arası Seyircileri Ödülleri’nde Özgün Oyun Ödülü’nün sahibi oldu.



Çatlak - Jean Paul Didierlaurent

Duvardaki bir çatlak insanın hayatını nasıl değiştirebilir? 6.27 Treni’yle hayatın sıradanlığına meydan okuyan Jean-Paul Didierlaurent, Çatlak’ta da bu yaklaşımını sürdürerek günlük yaşamın monotonluğundan kaçan ve kendini yeniden keşfeden bir adamın hikâyesini anlatıyor. Xavier Barthoux’nun işiyle ailesi arasındaki düzenli hayatı, yazlık evinin duvarında keşfettiği bir çatlakla sarsılır. Bu küçük çatlak, Xavier’nin hayatını değiştirecek adımların da başlangıcı olacaktır. Ustalıkla işlediği karakterler aracılığıyla okurları varoluşsal sorgulamalara ve insan ruhunun derinliklerine sürükleyen Didierlaurent, bir yandan da düzenin kaosla, gerçekliğin fantastik öğelerle iç içe geçtiği bir yolculuğa çıkarır.




Kuşların Felsefesi - Elise Rousseau

Yaşamın sağduyulu ustaları kuşların, doğallıkları ve hafiflikleriyle bize söyleyecekleri çok şey var. Yeter ki onlara kulak verelim. Ömrünü kuşları izleyerek geçirmiş Fransız kuş bilimci Philippe J. Dubois ve filozof Élise Rousseau, kuşların yaşamlarından ilham almış yirmi iki küçük hayat dersi ile bizi, evrimin tepesinde olduğunu düşünerek kendini “dünyanın efendisi” ilan eden bizi! Önce kendimiz üzerine düşünmeye, sonra da kanatlarımızı açmaya davet ediyor. 15 dile çevrilen Kuşların Felsefesi’ni okurken kızılgerdanın neden kartaldan daha cesur olduğunu, kuzey deniz kırlangıcının bize “yola çıkmak” hakkında neler öğretebileceğini, yeşilbaş ve penguenin göstereceği üzere sevmenin en iyi yolunun akıldan mı yoksa kalpten mi geçtiğini keşfedeceksiniz. Doğanın ritmini duymamızı sağlayan, hayatı nasıl yaşayabileceğimize dair taptaze bir bakış açısı kazandıran bir kitap bu.






Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf

Neden kadınlar değil de erkekler her yerde söz sahibi olmak zorundaymış? Woolf eli kalem tutan tüm kadınlara seslendiği bu metinde kadının toplumdaki yerini ve kişisel değerini tartışıyor. Shakespeare’e kendisi kadar yetenekli bir kız kardeş yaratarak onun döneminde mahkûm edileceği sessizliği hayal ediyor ve bir özgürlük reçetesi yazıyor: Her kadının yazmaya oturabileceği kendine ait bir odası olmalı! Kendine Ait Bir Oda, kültür dünyasının kapılarını yumruklayan yürekli bir manifesto.






Pal Sokağı Çocukları - Ferenc Molnar

Pal Sokağı Çocukları; Ferenc Molnar Nemecsek, Boka ve Pal Sokağı’nın diğer çocukları Budapeşte’nin yoksul bir semtinden birlikte yola çıktı. Bugün artık tüm dünyada tanınıyorlar. Pal Sokağı Çocukları; dostluğun, arkadaşlığın, birlikteliğin ama aynı zamanda ciddiyetin, disiplinin ve soğukkanlılığın hüküm sürdüğü bir çocuk grubudur. Bu grubun kendilerine özgü kuralları ve başkanları vardır. Ayrıca bir kişi hariç her üyenin bir rütbesi vardır ve rütbesi düşük olanlar, üstün olanların emirlerini yerine getirmelidir. Bu kurallara uymayan üyeler ihtar alır. Bugüne kadar her yaştan milyonlarca insan onların dokunaklı hikâyesini okudu. Bütün okurlar Boka’nın cesaretine hayran oldu. Eser Pal Sokağı Çocukları’nın zaferiyle sonuçlanır ama oldukça duygusal bir şekilde final yapar.

  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 19 Ağu 2024
  • 3 dakikada okunur

Pir-i Lezzet

Nelere kadirdir bir yemek? Hangi baharat kılavuzdur kalbe giden yola? Kamer, Şems, Merih ve Zühre; Hangi yıldızlar saklıdır sıcak bir tencerede? Ve cevza ve mizan ya da kavs; hangi burcun kokusudur bir tutam tarçın? Sarımsak deva mıdır yoksa bela mı? İsmi nedir taze ekmek kokusunun? Bir bardak şerbet unutturur mu acıları? Ya da bir yudum çorba açar mı kapıları? Yıldızlar ve fısıltılarla çevrili, Topkapı Sarayı’nda başlayıp İskenderiye’ye uzanan bir serüven... Yeryüzüne ender gelen bir yeteneğin, tatlara ve kokulara hükmederek zihinleri ve duyguları etkisi altına aldığı, aşk dolu bir destan... Dünya çapında ilgi gören, 14 dile çevrilen Pir-i Lezzet… Gastronomi ile harmanlanmış, aşkla tatlandırılmış bir tarih yolculuğuna çıkıyoruz!


Gökten Gelenler

“Güneş sistemimizdeki gezegenleri Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jupiter, Satürn diye sayıyorsanız, bizlere pek bahsedilmeyen bazı konuların var olduğunu kabul etmeniz gerekir. Bu kitapta, dünya tarihimizdeki ilk medeniyet olan Sümerlilerin çivi yazısı ile kil tabletler üzerine kayıt ettiği çok ilginç konulardan bahsetmek istedim. Çoğu müzelerde duran ve günümüzden altı bin yıl önce yazılmış bu tabletlerde o devirde inanılmayacak kadar gelişmiş bir medeniyetin, üstün birilerinden yardım alınarak kurulduğu yazıyor. Ayrıca Sümerliler yazılarında Mars ile Jüpiter arasındaki şimdiki asteroid kuşağının olduğu yerde, beşinci sırada başka bir gezegenin varlığına işaret ediyor. Sümerlilerin Tiamat (Yaşam Veren Kız) dedikleri, çok eskiden parçalanmış bu gezegenden günümüze ise o bölgede asteroid kuşağını oluşturan taş parçaları ve ufak bir araştırmayla sizin de görebileceğiniz Ceres gezegeni kalmış. Başlangıcımızla ilgili bu kitaptan zevk almanız ümidiyle...”

Dr. Cenk Kallemoğlu




Ebeveynin Sihirli Yolculuğu

Hayatta her şeyde olduğu gibi ebeveynlikte de mevcut olanın ötesine geçmeyi, kalıpları kırabilmeyi merkeze alan bu kitap, ebeveynlik kavramındaki dönüşüme yepyeni bir yaklaşım getirerek dönüşümün esasında ebeveynden başlayarak çocuğa doğru aktığını anlatan bir ebeveynlik rehberi. Her şeyin esasında bakış açısı değiştirmekle ve bugüne kadar göz ardı edilen doğru teknikleri uygulamakla başlayıp tüm aileye yayılan bir değişim sürecinin habercisi. A. Ebru Tarım Dilekcan ve Öznur Karaeloğlu’nun yıllar boyu edindikleri deneyimlerle hayat bulan bu eser, tüm olasılıklara açık olma, sıradanlıktan içsel bir dönüşüm aracılığıyla kurtulma ve hem farklı hem de özgün bir ebeveynliği deneyimleme kapılarını tüm anne babalar için açıyor. Çeşitli içsel dönüşüm araçlarıyla ebeveynler ve çocukları arasındaki bağı güçlendirip mutlu bir yaşantıyı amaçlarken en önemli aracı da okurların huzuruna sunuyor: Zihin...


Hayatta Kalanlar

Hayatta Kalanlar, büyürken birbirine yabancılaşan üç kardeşin; Nils, Benjamin ve Pierre’in annelerinin ölümü üzerine bir araya gelmelerini anlatıyor. Kardeşler, annelerinin vasiyeti üzerine çocukluk yıllarının odağındaki eski yazlık evlerine dönüyorlar. Hikâye katman katman açıldıkça ve kardeşlerin çocukluklarına daldıkça gerçekler anlaşılıyor: Bu evde yaşananlar hepsinin karakterini, hayatını ve birbirleriyle ilişkilerini geri dönülemez şekilde etkilemiş, aileyi dağıtmış, herkeste ayrı bir yara açmış... Alex Schulman, travma ve trajedinin ardından çözülen bir zihnin anılar sarayında gezerken en derin bağlarımızın, bizi en büyük darbelere karşı nasıl savunmasız bıraktığını ustalıkla ortaya koyuyor.





Hikâye Hırsızı

Hikâyeler bize kim olduğumuzu söyler, peki ya biri o hikâyeyi çaldıysa? Jake ilk kitabıyla dikkate değer bir çıkış yapmış ancak ikinci kitabının fiyaskosunun ardından yazar tıkanıklığına girmiştir. Üçüncü ve dördüncü romanının taslağı ise tam bir hayal kırıklığıdır. Bir yandan da geçimini sağlamak için bir yaratıcı yazarlık atölyesinde ders vermektedir. Ancak Jake için asla umut vaat etmeyen yeni ders döneminde onu bir sürpriz beklemektedir: iddialı yeni öğrencisi Evan Parker’ın muhteşem roman fikri. Yıllar sonra Evan’ın bu olağanüstü hikâyesinin hâlâ bir romana dönüşüp raflarda yerini almadığını gören Jake, merak edip biraz araştırınca bu parlak öğrencisinin öldüğünü öğrenir. Ve her yazarın yapacağı gibi hikâyenin ziyan olmasından korkarak (!) onu kendi yazmaya karar verir. Zira T.S. Eliot’ın da dediği ya da daha doğrusu büyük olasılıkla Oscar Wilde’dan “alıntıladığı” gibi: İyi yazarlar ödünç alır, büyük yazarlar çalar.


Kökten İyileşme

Erdoğan Şemsiyeci’nin hayata geçirdiği kendi tekniği olan Sistemik Arınma Tekniği, aile dizimi ile Tanıklık ve Duygusal Özgürleşme tekniklerinin harmanlanmasıyla bireye geçmişinin yüklerinden kurtulma fırsatı sunuyor. Sistemik Arınma Tekniği’nin adım adım işlendiği bu kitap, bu üç farklı tekniğin ahengi sayesinde bireyin, geçmişten gelip bugününü etkileyen sorunlarını fark etmesini, yaşanmışlıklarını kabul etme konusunda adım atabilmesini ve nihayetinde kendi kendine aile dizimi uygulayabilmesini sağlayarak geçmişin düğümlerini çözme yolunda benzeri bulunmayan bir kapı aralıyor. Sistemik Arınma Tekniği, aile dizimi ışığında, herkes için içsel özgürleşme ve arınma yolunda bir destekçi ve yol gösterici rolü üstlenerek hakkında çokça yazıp çizilen tekniklerin özüne inip doğru bir şekilde kullanılmalarını vadediyor.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page