top of page
Kimileri güne zinde başlamak, kimileri sosyalleşmek, kimileri işe konsantrasyon sağlamak, kimileri de yorgunluk atmak için sarılıyor kahveye. Hâl böyle olunca, modern çağın vazgeçilmezi hâline gelen kahvenin tüketimi, son yıllarda 7’den 70’e hemen her kesimde hızla arttı. Fakat günümüzde hem türleri hem de hazırlanma biçimleri ile sayısız şekilde karşımıza çıkan kahve, bazı kurallara dikkat edilmediğinde sağlığa fayda yerine çok ciddi zarar verebiliyor.


Aromalar, şuruplar, tatlandırıcılar, kremalar ve aşırı sıcaklarda serinlemek amacıyla fazlaca tüketilen cezbedici soğuk karışımlar ile kahve; diyabetten obeziteye dek birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kahveyi ölçüsüz tüketilebilecek masum bir içecek olarak görmemek gerektiğini belirterek “İçeriğindeki kafeinin fazlası; anksiyete, yorgunluk, uykusuzluk ve kan basıncında yükselme gibi olumsuz etkilere neden olabilirken bir de kahveye eklenen aromalı, şekerli şuruplar, kremalar ve süt tozları da kahveyi sağlığa çok zararlı olabilecek bir içecek hâline getirebiliyor. Bu içerikler yüksek kalori değerleri ile de kilo artışına hatta diyabet ya da obezite ile ilişkili hastalıklara davetiye çıkarabiliyor. Bu nedenle, kahve tüketirken dikkatli olmak gerekir” dedi.


Nur Ecem Baydı Ozman | Diyet Uzmanı
Nur Ecem Baydı Ozman | Diyet Uzmanı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kahve tüketimi hakkında bilinmesi gereken dokuz noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.


Bağımlılık Oluşturabiliyor

Çoğumuz kahveyi ayılmak, daha dinç kalmak için tüketmekteyiz. Kahve içeriğindeki kafein uyanık kalmaya yardımcı olmaktadır ancak kahve sürekli tüketildiğinde tolerans gelişebilmekte yani aynı ayık ya da uyanık kalma hâlini yakalayabilmek için daha fazla miktarda kahveye gereksinim duyulabilmektedir. Bu da sizi zamanla daha fazla kahve tüketmeye ve böylece kafeinin fazlasının zararlarına maruz kalmanıza neden olabilir.


Fazla Kalori Alımına Yol Açabiliyor

Kahveden fazla kalori alabileceğinizi biliyor muydunuz? Kahve türlerinde genel olarak 100 ml yani 1 çay bardağında 2-3 kcal bulunur ve bu anlamlı bir kalori miktarı değildir. Ancak kahve tüketirken süt tozu, krema, şeker ve süt eklendiğinde kahvenin kalorisi artar. Bu ekstra kalori eklenmiş hâli ile kahve fazla tüketildiğinde vücutta yağlanma ve buna bağlı olarak obezite, diyabet gibi hastalıklara zemin hazırlayabilir.



17.00’den Sonra Tüketmeyin

Kafeinin uyku kaçırıcı etkisi bilinmektedir. Bu nedenle, kafein tercihen gün içerisinde tüketilmelidir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; uyumadan en az 6 saat önce veya 17.00’den önce kahve tüketiminin sonlandırılması önerilmektedir. Kahve tüketimi uyku saatine yaklaştıkça uyku kalitesini bozabilmekte uyku süresini kısaltabilmektedir.


Günlük 400 mg Kafein Aşılmamalı

Sağlıklı bir yetişkin için günlük maksimum 400 mg kafein tüketimi uygundur. Hamile veya emziren kişilerde ise bu miktar günde 200 mg’dır. 60 ml bir espressoda 80 mg, 1 su bardağı yani 200 ml kadar filtre kahvede ise 90 mg kafein bulunur. Bu miktarlar kahvenin türüne, yoğunluğuna göre değişebilir. Günlük kafein dozunu aşmamak için kahve dışında, çay, kakao ve diğer içeceklerden de kafein alınabileceği göz önünde bulundurularak kahve ile birlikte bu tür içeceklerin toplam tüketiminin günde üç-dört su bardağından fazla olmamasına dikkat edilmelidir.


Çocuk ve Ergenler Uzak Durmalı

Kahve çeşitliliği arttıkça, eskiden sadece yetişkinlerin içeceği olarak görülen kahve, çocuk yaşta da çok sık tüketilen bir içecek hâline geldi. Amerikan Pediatri Akademisi çocuk ve ergenlerin kafeinden uzak durmasını öneriyor.  Yapılan çalışmalarda; çocuk ve ergenlerle ilgili güvenli dozlar belirtilmemektedir. Bu nedenle, çocuk veya ergenlerin tercih etmemesi daha güvenli olacaktır.


Vücuttan Su Atımını Artırabilir

Kahve diüretik etki gösterebilir yani vücuttan böbrekler kanalıyla su atımını artırabilir. Burada önemli olan; kahve tüketiyorsak günlük yeterli miktarda su içtiğimizden emin olmamızdır. Kahve ya da çay gibi diğer kafeinli içecekler su yerine geçmez. Bu nedenle, kilomuzu 30 ml ile çarpıp çıkan sonuç kadar suyu her gün düzenli şekilde tüketmeliyiz. Örneğin 60 kg bir kişi her gün yaklaşık 1800 ml su tüketmelidir. Hem suyu az içip hem de kahveyi sık tükettiğimizde vücuttan su atılabilir ve yetersiz su tüketimi nedeni ile vücutta ödem oluşabilir. Kahvenin kendisi doğrudan ödem yapmasa da kahve tüketimi ile birlikte yeterli su içilmiyorsa bundan kaynaklı vücutta ödem oluşabilir.


Uyanır Uyanmaz Kahve İçilebilir mi?

Bazı kaynaklar sabah uyanır uyanmaz kahve tüketmemeyi, tercihen uyandıktan 1-2 saat sonra kahve tüketimini önermektedir. Çünkü sabah uyandığımızda zaten yüksek olan ve kahve içerek daha da yükselen kortizol hormonunun fazla salgılanması anksiyete, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve kemik erimesinin yanı sıra bağışıklık sisteminde düşüş gibi sorunlara yol açabilir. Ayrıca aç karnına kahve içmek mide sorunlarına neden olabilir. Ancak yine de burada bir karar-zarar çalışması yaparak, kişinin sabah erken saatlerde kahve içerek ayılmaya ihtiyacı varsa ve erken saatte kahve içmenin olumsuz herhangi bir etkisini hissetmiyorsa sürekli olmamak kaydıyla kişinin kararına bırakılabilir.



Fazlası Kalp Damar Sağlığını Bozabilir

Kahve ılımlı düzeylerde tüketildiğinde kalp damar sağlığını koruyabilir ancak önerilen maksimum dozların üzerinde tüketildiğinde koroner kalp hastalığı riskini artırabilir. Kahve filtre edilmeden tüketildiğinde aterojenik yani kan damarlarında daralma oluşma etkisi artabilir. Bunun aksine kahve filtre edilerek tüketildiğinde bu etki azalır ve bu hâliyle kahve kalp damar sağlığı üzerinde daha olumlu etkilere sahip olur. Hâlihazırda hipertansiyonu ya da kalp damar hastalığı olan kişilerin kahve tüketim miktarı ve hazırlanması konusunda çok daha dikkatli davranmaları gerekmektedir.


Kahve Hiçbir Hâliyle Yağ Yaktırmaz

Kahveye yağ yakması için tereyağ, hindistan cevizi yağı, limon, tarçın eklemek yanlış uygulamalardır. Bunlar kahveyi yağ yakıcı bir ürün yapmaz. Yine spordan önce kahve içmek yağ yakımına anlamlı bir katkı sağlamaz. Yağ yakmak, vücutta bir kalori açığı yaratmak yani dengeli bir diyet ve düzenli egzersiz ile mümkün olabilir. Bu anlamda kahveyi zayıflamak ya da yağ yakmak için tercih ediyor olmak yanlış bir uygulama olacaktır.

  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 6 Eyl 2022
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Güzel bir gülüş, insanların özgüveni ve karşı tarafa pozitif enerji gönderme açısından çok önemlidir. Özellikle gülünce dişlerin beyaz görünmesi herkesin isteğidir. Diş rengi; ten rengi ve dudak rengiyle birlikte olduğundan açık ya da koyu görünebilir. Özellikle koyu tenli insanlarda diş olduğundan daha açık, açık tenli insanlarda da olduğunda daha koyu görünebilir. Diş rengini günümüzde çeşitli yöntemlerle açmak mümkündür. Burada önemli olan doktor kontrolü altında kademeli olarak dişleri beyazlatmaktır.


Diş beyazlatma, dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında oluşan renkli organik ve inorganik maddelerin diş beyazlatma jelleri dediğimiz karbemid peroksit ile giderilmesi işlemidir. Dişlerinizi beyazlatmayı düşünüyorsanız; klinik ortamdaki tedaviden evde uygulanan yöntemlere kadar birçok seçenek bulunuyor. Evde yapılan beyazlatma tariflerinin risklerini bilmek önemlidir. Evde yapılan beyazlatma işlemlerindeki en büyük tehlike diş enamelinizin zarar görmesidir. Doğal gıdalar veya herhangi bir şekilde soda kullanımı diş etlerinin tahriş olmasına ve diş enamelinin zayıflamasına yol açabilir.


Kanal tedavili dışında beyazlatma yöntemleri dişlerde az da olsa hassasiyete sebep olabilir. Dişlerde hassasiyet mevcutsa önce bunun nedenleri araştırılmalı. Çürük, diş eti çekilmesi ve kök hassasiyetine bakılabilir. Biyolojik beyazlatma jelinde hidrojen peroksit çok düşük olduğundan ve jelin mine kristalleri içermesinden dolayı hassasiyet oldukça düşüktür. Hidrojen peroksit oranı ne kadar yüksekse hassasiyet o kadar artar. Bu nedenle piyasada satılan ve içinde ne oranda beyazlatıcı olduğunu bilmediğiniz ürünleri kontrolsüz bir şekilde kullanmayın.

Öncelikle; diştaşı, sigara, çay ve kahve lekeleri temizlenip dişin ana rengine ulaşmak gerekir. Ondan sonra diş renginin ne kadar açılması isteniyorsa ona göre bir tedavi seçilmelidir. Buna da hekimle birlikte karar vermek gerekir.


Ev Tipi Beyazlatma

Hasta ağzından özel olarak kaşıklarla ölçü alınır ve şeffaf plaktan dişlerine uygun plak hazırlanır. Bu plağın içine hasta, tarif edildiği şekilde verilen jelini sürer ve (Yüzde 10-15 karbonid peroksid veya hidrojen peroksit) ortalama 4 ile 6 saat takar. Hassasiyet durumuna göre 10 güne kadar bunu kullanabilir. Bu jeli uygularken diş etine taşmaması gerekir. Yoksa diş eti tahriş olabilir. Bu durumda E vitamini içeren jel kullanılabilir. Eğer diş rengini istediği kadar açmışsa daha kısa süre de kullanılabilir.



Ofis Tipi Beyazlatma

Zaman sorunu olan ve kısa sürede beyazlatma isteyen hastalar için kullanılır. Diş etine koruyucu bir bariyer diş hekimi tarafından sürülür ve ultraviyole ışık ile sertleştirilir. Daha sonra beyazlatıcı jel sürülür. Kullanılan markaya göre ultraviyole ışık ile ya da lazer ile aktive olan jeller mevcuttur. Ortalama 40-50 dakika uygulanır ve sonra yıkanır.


Kombine Tipi Beyazlatma

Hem ofis hem de evde tedavinin birlikte yapılmasıdır. Ofiste yapılan beyazlatmadan 3-4 gün sonra evde, hasta tarafından plaklarla yapılan ev tipi uygulama ile tedavi devam eder.

Zoom Tipi Beyazlatma

Yine klinikte uygulanan diş etine koruyucu ve jel sürüp mavi ledle yapılan beyazlatmadır. 15’er dakikadan 2 seans olarak uygulanabilir. Hızlı bir tedavi şeklidir. Diş rengine ve hassasiyet durumuna göre 15’er dakika olarak 3 seans da yapılabilir. İstenirse evde takviye olarak da beyazlatma devam edebilir.

Dişlerde İçten Beyazlatma

Kanal tedavisi yapılmış ve renk değiştirmiş dişlerde uygulanır. Dişin arka kısmından açılır ve içine beyazlatıcı jel konulur. 2-3 seans uygulanır.


Dişlerin beyazlaması herkeste farklı olabilir. Bazı grileşmiş lekeleri açmak zor olabilir. Beyazlatma süresi boyunca 4-5 gün çay, kahve, renkli içecekler, kırmızı şarap ve renkli meyvelerden uzak durmak gerekir. Hastanın kullanımına bağlı olarak 6 ay ile 1 yıl etkili olur. Sonra 1-2 seans yapılırsa daha uzun süre kullanılabilir.



Diş beyazlatma uygulamasının yapılamadığı bazı durumlar mevcuttur.

  • Geniş pulpalı dişlerde,

  • Aşırı aşınmış dişlerde,

  • Porselen kuron uygulamasının olduğu dişlerde,

  • Hamilelik ile emzirme dönemindeki kadınlarda,

  • Ağız sağlığı kötü olan bireylerde,

  • Diş yapısal bozuklukları olan kişilerde,

  • Diş hassasiyeti olan kişilerde,

  • Diş kırıkları ya da diş çürükleri gibi durumlarda diş beyazlatma uygulaması gerçekleştirilememektedir.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 8 Ağu 2022
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 Eyl 2022

Nespresso; İstanbul, Ankara ve İzmir’de açtığı Nespresso Boutique’lerinin ardından bu yaz Ege sahillerine de indi. Nespresso, 8 Temmuz’da gerçekleşen butik açılışıyla birlikte Bodrum’un lüks alışveriş ve yaşam merkezi Yalıkavak Marina’da yerini aldı.

Yüksek kaliteli kapsül kahvede dünyanın öncü markası Nespresso, İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından şimdi de Bodrum Yalıkavak’ta. Bodrumlu kahveseverleri mükemmel kahve deneyimi ile tanıştırmaya hazırlanan Nespresso Boutique’in Bodrum’un lüks alışveriş ve yaşam merkezi Yalıkavak Marina’daki açılışı 8 Temmuz Cuma günü gerçekleşti.

Marka, tüketicilerine kolay erişebilecekleri bir lokasyonda butik açarak hem Bodrumluların hem de yaz aylarını Bodrum’da geçirenlerin Nespresso deneyimini devam ettirmelerini amaçlıyor. Nespresso, Yalıkavak Marina’daki butiğiyle Türkiye’de ilklere de imza atıyor. Güney Ege sahillerine inerek yazlık şehirlerdeki ilk butiğini açan marka için Nespresso Yalıkavak Marina Boutique, Türkiye’de marinada yer almasıyla da bir ilk.


Bodrum sakinleri tüm kahve serileri ile buzlu tüketim için özel olarak üretilen yaz kahvelerini de Yalıkavak Marina butiğinde bulabilecekler. Nespresso, yazın soğuk kahve deneyimi için özel olarak üretilen ve Brezilya’nın tropikal havasından ilham alan Barista Creations for Ice yelpazesine eklediği tropikal misket limonu, nane aromaları ve ferahlatıcı lezzetler ile karşılıyor. Nespresso ayrıca çok beğenilen iki soğuk kahvesini de kahveseverlerle buluşturmaya devam ediyor.


Meyvemsi Liminha over Ice ve Coconut Flavour over Ice ile yapılacak soğuk kahveler sıcak yaz günlerine ferahlık ve canlılık katmayı sürdürecek. Nespresso’nun susuzluğu gideren buz gibi leziz yaz tarifleri ise www.nespresso.com/tr/recipes adresinde yer alıyor. Marka aynı zamanda özel olarak tasarlanıp sınırlı sayıda üretilen plaj havlusu, plaj çantası ve su şişesi gibi plaj ürünlerini de Yalıkavak Marina Boutique’te tüketicilerin beğenisine sunuyor.


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page