top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 22 Ağu 2023
  • 2 dakikada okunur

Seda Küçük | Ajans Başkanı
Seda Küçük | Ajans Başkanı

Merhaba,


Dünyamız büyük zorluklarla karşı karşıya... Yoksulluk, açlık, eşitsizlik ve iklim değişikliği acilen ele alınması gereken konulardan sadece birkaçı. Büyük zorlukların üstesinden gelmek için cesur adımlar atılması gerekir ve Küresel Hedefler de bu noktada devreye giriyor. Bu hedeflere ulaşmada hepimizin bir rolü olduğunu unutmayalım.


İklim değişimi sonucu; yağış anormallikleri, kuraklık, sıcak hava dalgası, soğuk hava dalgası, okyanus sıcaklıklarında artış, deniz seviyesi yükselmesi, buzulların erimesi, yangın, göç ve salgın ile karşı karşıya kaldık.


Dünyada artan nüfus ve sanayileşme süreci, su tüketimini ciddi ölçüde artırdı. Bu durum, su kıtlığını 21. yüzyılın en büyük risklerinden biri hâline getirdi. Dünyada tatlı su rezervi kısıtlı ve bu rezervin büyük bir kısmı kullanılıyor. Bu da öngörülebilen bir gelecekte Türkiye dahil birçok ülkede su kıtlığı riskini öne çıkardı. Su tüketimi denildiğinde, birçok kişinin aklına evsel kullanım gelir ancak endüstriyel faaliyetler su tüketiminde önemli yere sahiptir. Sürdürülebilir bir çevre, su kıtlığından uzak bir doğal yaşam arıyorsak tüm işletmeler atık suların geri kazanımını önemsemeli.


Bodrum Dergi | Mayıs 2023
Bodrum Dergi | Ağustos 2023

Dünyayı bekleyen en büyük problemlerden biri de göç... İklim değişikliği, savaşlar ve doğal afetler nedeniyle insanlar daha iyi bir yaşam için yaşadıkları yerleri terk edip başka şehirlere hatta başka ülkelere göç ediyor. Özellikle son 10 yılda milyonlarca insan başka ülkelerde sığınmacı olarak yaşıyor. Bu durum yaşadıkları ülkelerde; hem ekonomik hem demografik hem kültürel hem de güvenlik ve sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Göçler nedeniyle uzun süre dünya sağlık gündeminde yer almayan kızamık yeniden hortladı. 10 milyonun üstünde sığınmacının yaşadığı Türkiye de elbette ki bu durumdan en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alıyor.


İklim değişikliği mücadelesi için bireysel sorumluluğumuz, karbon ayak izimizi her yerde düşürmektir. Sürdürülebilir bir yaşam, tarzımız olmalıdır.


Kapağımızda bu ay; Bodrum’un parlayan yıldızı Elif Turan yer alıyor. ‘İyi Değilim’ teklisiyle yeniden sevenleriyle buluşmaya hazırlanan başarılı şarkıcı ile dünü, bugünü ve geleceğe dair planlarını konuştuk.


Moda, trend, sağlık, teknoloji, gurme, kültür-sanat ve daha birçok içeriğimizle renklenen sayfaların yer aldığı harika bir sayı ile sizleri baş başa bırakıyorum.


Sevgiler,






  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 29 May 2023
  • 4 dakikada okunur
Bilgisayar mühendisi olmayı dileyerek başlayan hayatı mutfakta devam ediyor. Lise’de aşçılık okuluna gönderilince stajlarını Divan Taksim ve Conrad İstanbul’da gerçekleştirip mezun olduktan sonra Da Mario, Gina ve Zuma’da çalıştı. Saçları uzun olduğu için Gina’da iki defa mutfaktan kovuldu. Zuma da ise en güzel mutfak yıllarını geçirdi. 2 yıl Doha’da bir Türk restoranında çalıştıktan sonra Türkiye’ye Flying Şef olarak döndü. 8 yıl boyunca Türk Hava Yolları’nın uçaklarında şeflik yaptı. Pandeminin başlamasıyla uçuşları durdu. Sonra kendi imkânlarıyla ABD’ye gitti ve 5 ay boyunca Philidelpihia ve Los Angeles’ta yaşadı. Bu kez ülkeye “Masterchef Mert” olarak döndü ve 5 ay boyunca TV ekranında yemek yaparak yarıştı. Yarışmaya 7. olarak veda etti ve kısa bir süre sonra İstanbul’dan Datça’ya taşındı. Hâlen Datça’da yaşıyor, çok sevdiği mutfağında, misafirlerine ve arkadaşlarına yemek yapıyor aynı zamanda da takipçilerine sosyal medya üzerinden içerik üretiyor.

Masterchef Mert Yılmaz
Masterchef Mert Yılmaz

Mert Yılmaz’ı bize anlatabilir misin? Nerede doğdu, hangi okullarda okudu, neler yaptı?

8 Aralık 1991 Bolu doğumluyum. Ortaokul ve liseyi ilçesi olan Mengen’de okudum. Lise için bilgisayar mühendisliği okumayı istemiştim ama o zamanın şartları sebebiyle aşçılık okuluna gönderildim. Çok başarılı geçmeyen lise eğitimimin ilk yıllarında önce manavda çalıştım sonrasında stajlarımı Divan Taksim ve Conrad İstanbul otellerinde yaptım. Liseden mezun olduktan sonra Da mario, Gina ve Zuma restaurantlarında çalıştım. Gina’da saçlarım uzun diye iki defa mutfaktan kovuldum. Zuma’da ise mutfak hayatımın en güzel yıllarını geçirdim. Sonrasında Katar’ın başkenti Doha’da iki sene Türk restaurantında çalıştım. Ardından Türkiye’ye flying şef olarak döndüm ve 8 sene boyunca Türk Hava Yolları uçaklarında şeflik yaptım. Bu süre içinde işim sayesinde Dünya’nın bir çok farklı yerine seyahat etme ve oralarda yaşama fırsatı buldum. Formula 1, Avrupa Futbol Şampiyonası Finali ve Şampiyonlar Ligi gibi spor organizasyonlarında paddock ve localarda görev aldım. Pandeminin başlaması nedeniyle uçuşlar durunca bir süre bekleyip sonra kendi imkânlarımla ABD’ye gittim. 5 ay boyunca Philidelpihia ve Los Angeles’ta yaşadım. Bu kez ülkeye “Masterchef Mert” olarak döndüm ve 5 ay boyunca TV ekranında yemek yaparak yarıştım. Yarışmaya 7. olarak veda ettikten kısa bir süre sonra İstanbul’dan Datça’ya taşındım ve hâlen Datça’da yaşıyorum.


Datça’ya taşınma kararını nasıl aldın ve burada yaşamaktan mutlu musun?

Datça’ya Akyaka’dan arkadaşlarımla günübirlik tatil için gelmiştik. O günü hatırlıyorum çok güzel bir gün geçirmiştik ve günü batırmak için gittiğimiz marinada koktail içip yemek yemiştik. Çok güzel bir gün batımı olmuştu. Şu an o güzel günün geçtiği mekân olan Mayan Coktail&Food’un şefliğini yapıyorum ve artık her gün bu güzel gün batımını izliyorum. Datça’ya taşınma kararı hayatımın en zor kararlarından biriydi. Buraya yerleşme sürecim kolay olmadı, çok çalıştım. Datça’yı seviyorum ve burada her gün yeni bir şey öğrenmek beni mutlu ediyor. Geldiğimden beri çok güzel insanlarla tanıştım ve bir çoğu hem mutfakta misafirim hem de arkadaşım. Sanırım bu ilişkiyi seviyorum.


Mutfakta senin ilgini en çok ne çekiyor?

Ben mutfakta en çok sunum yapmayı seviyorum. Görsel hafızama güveniyorum. Yemek tabaklamak ve sunum yapmak misafirle aranızdaki sessiz ilişkinin başladığı ilk nokta. Misafirlere yemeğin hikâyesini ancak o görselle aktarabilirsiniz. Mutfak göründüğünden daha derinlikli bir yer. Ülke mutfakları, pastacılık, ekmekçilik bunlardan sadece birkaçı. İsterseniz otel şefliği yapıp çok büyük operasyonları yönetebilirsiniz ya da mahelle köşesinde küçük bir fırın açıp kendinizi yönetirsiniz. Bu işin güzelliği bence burada başlıyor. Mutfakta olmak istediğiniz kişi olabilirsiniz. Bu düşünce beni mutfağa karşı hep ilgili biri yaptı.




Şeflik kariyerindeki hedefin nedir?

Benim için mutfakta öncelik temizlik ve yemeklerin lezzet standartını korumaktır. Mutfakta ciddiyetinizi ve disiplininizi koruyamazsanız hata kaçınılmaz olur. O yüzden sorumluluk bilincinizin yüksek olması gerekir. Ben bu bilinçle hareket ederek kariyerimde ilerlemeye çalışıyorum. Daha fazla sorumluluk almak için de daha ileri seviye eğitime ihtiyacım var ve şu an ki ilk hedefim yurtdışında bu eğitimlerden birisini tamamlamak. Sonrası ise şimdilik ben de kalsın...


Şeflik maceran nasıl başladı?

Bilgisayar Mühendisi olma istediğimi belirtmiştim. Bu isteğim gerçekleşmeyince çoğu Mengenli genç gibi aşçılık okuluna gönderildim. Başta uzun çalışma saatleri ve kapalı mutfak alanları beni bu işten soğutmuştu. Fakat sabrettim ve kendi yolumu bulmaya çalıştım. Sonra yemek kültürünün sadece mutfaktan ibaret olmadığını bu işin seyahat ve eğlence sektörüyle bağlantılı olduğunu kendime hatırlatarak kariyerime yön vermeye başladım. Bu şekilde otel ve restoran mutfaklarında başlayan yolculuğum; flying şeflik ve masterchef maceraları ile ilerledi. Şimdi ise mutfak şefliği ve influencer olarak devam ediyor. Söylecek çok fazla bir şey yok, hayat garip ve bir o kadar da güzel.


Mutfakla ilgilenen gençlere tavsiyen nedir?

Şu an bu mesleğe başlayıp çok çabuk pes eden gençler görüyorum ve onların çoğuna hak veriyorum. Çünkü ilk andan itibaren mutfakta kendilerini değersiz hissediyorlar ve bu da işi yarı yolda bırakmalarına sebep oluyor. Çok iyi eğitimle başlayabilecekleri sadece birkaç özel okul var ve çoğu genç için çok masraflı. Bu noktada mutfakta çalışarak bu işte ilerlemek isteyen gençlere daha sakin ve sabırlı yaklaşmalıyız. Önce onların mutfakta ne yapmak istediklerini anlamalı ve yön bulmalarında yardımcı olmalıyız. Sonrası kolay, hepsi şu an ki bir çok şeften daha zeki ve akıllı buna hiç şüphem yok. Mutfak çok derinlikli bir yer ve nasıl bir şef olmak istediğinize siz karar vermelisiniz. Gençlerin en çok kafasının karıştığı nokta burası, mutfakta ne yapmak ve hangi yönde ilerlemek istediklerini bilmiyorlar. Gençler için tavsiyem kendilerini daha iyi analiz etmeleri, mutfakla ilgili daha çok okumaları ve bu işe istekli olduklarını kendilerine kanıtlamaları.




Mutfak dışında zamanını nasıl değerlendiriyorsun?

Spor yapmayı seviyorum. Sosyal medyada yemek videolarımdan çok spor videosu isteniyor. Datça’da tenis oynamaya başladım daha çok yeniyim ve vakit buldukça kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Spor dışında mutfakla ilgili araştırma yapmayı seviyorum. Tabii ki bir de influencer hayatım var. Çok olmasa da beni seven tatlı bir takipçi kitlem var ve onlar için video çekip editlemeyi seviyorum. Buna yeni hobim diyebilirim.



  • Yazarın fotoğrafı: Hülya Büyükbayrak
    Hülya Büyükbayrak
  • 15 Ağu 2022
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 Eyl 2022

Yazın tam göbeğindeyiz... Aylardan ağustos ve mutfakların vazgeçilmezi olan zeytinyağlıların, sofralarda baş rolü oynama zamanı. Yanına basit bir cacık ve belki bir parça sulu karpuz ile mükellef sofralara taş çıkaracak menüler oluşturabilirsiniz. Zeytinyağlı bezelye, soğuk sunum olarak tercih edeceğiniz, yazın vazgeçilmezleri arasında yer alacak bir reçete. Vitamin bakımından zengin olan bu besine, düşük kalorili olduğu için diyet listelerinde de yer verilir. Üstelik taze taze tüketmek için de tam mevsimi.


Malzemeler

  • 1 kg bezelye

  • 8-9 adet kalem pil uzunluğunda kesilmiş taze soğan

  • 6 diş sarımsak

  • 1 demet dereotu

  • 1 çay bardağı zeytinyağı

  • 2 çay bardağı su

  • 1 tatlı kaşığı tuz

  • 1 çay kaşığı beyaz biber



Yapılışı


Tencerenin dibine 1/2 çay bardağı zeytinyağını döküyoruz. Üzerine bezelyeleri yayıyoruz, sonrasında sarımsakları bütün hâlinde bezelyelerin üzerine bırakıyoruz. Bezelyelerin ortasını açıp, top şekline getirdiğimiz bir miktar dereotunu, o boşluğa yerleştiriyoruz. Malzemelerin üzerini 5 santim civarı doğradığımız yeşil soğanla kapatıyoruz. Tencerenin büyüklüğüne göre bezelyeler 2 kat olacak ise öncelikle alt katmana taze soğanın doğradığımız beyaz kısmını, üzerine de yeşil kısmını ekliyoruz. Tuzunu ve biberini de ilave ettikten sonra suyunu döküp ocağa alıyoruz. 30 dakika kapağı kapalı bir şekilde orta göz ocağın orta derece ateşinde pişiriyoruz. Piştikten sonra ortaya koyduğumuz dereotunu çıkarıyoruz yerine bol taze doğranmış dereotu ekleyip karıştırıyoruz. Soğuduktan sonra servise hazır. Deneyeceklere şimdiden afiyet olsun.


Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page