top of page
  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 6 Ağu 2022
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 20 Eyl 2022

Toplumun ve gelecek nesillerin daha rahat nefes alması için orman varlıklarını koruma yolunda adım atan Anadolu Sigorta, Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü ile birlikte “Ormanın Gözleri” projesini hayata geçiriyor. Projenin imza töreni, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan, 1. Genel Müdür Yardımcımcısı Filiz Tiryakioğlu ve İletişim Koordinatörü Berna Ergüntan’ın katılımıyla Ankara’da gerçekleşti.

Orman Genel Müdürlüğü’nün 2017 yılında başlattığı dijital dönüşüm ve yenilenme seferberliği kapsamında hayata geçen proje sayesinde Anadolu Sigorta, yangına erken müdahalede hayati bir önemi bulunan gözetleme kulelerinin ihtiyaç duyulanları için bakım ve onarımı ile teknolojik donanımlarının sağlanmasına katkı sunacak. Anadolu Sigorta ayrıca bu yıl içerisinde, ihtiyaç bulunan bölgelerde kullanılmak üzere mobil ve insansız yangın gözetleme kulelerinin kullanımına da destek olacak.

Orman Genel Müdürlüğü ile Anadolu Sigorta bu projeyle, erken müdahaleye dikkat çekerek orman varlıklarının gelecek yüzyıllarda da korunmaya devam etmesini ve bireylerin farkındalık bilincini artırmayı hedefliyor.


İmza töreni, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan ve 1. Genel Müdür Yardımcımcısı Filiz Tiryakioğlu'nun katılımıyla Ankara’da gerçekleşti.
İmza töreni, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan ve 1. Genel Müdür Yardımcımcısı Filiz Tiryakioğlu'nun katılımıyla Ankara’da gerçekleşti.

Gelecek Nesillerin Emaneti

İmza töreninde konuşan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, geçmişten miras, gelecek nesillerin emaneti olan ormanlarımızın korunması ve geliştirilmesi için var güçleriyle çalıştıklarını belirterek, “183 yıllık tecrübesi ve her geçen gün artan teknolojik alt yapısıyla Orman Genel Müdürlüğü ülke sathında yerleşik yapılanmasıyla ormanların, gerek korunması gerekse 2023 hedefi olan ülke yüzölçümünün yüzde 30’unun ormanlarla kaplanması için çalışmalarını sürdürüyor. 2003 yılında 40 dakika olan yangına ilk müdahale süresini, 2021 yılı sonunda yangına hassas alanlarda 11 dakikaya kadar indirdik. Bunu başarmamızda en önemli husus yangını ilk çıkış anında yakalamak. Geçmişte sadece mevcut kulelerimizde çalışan mesai arkadaşlarımızla bu mücadeleyi yürütürken, bugün İHA’lar ile ormanlarımızı izlemenin yanı sıra, 776 kuleden 24 saat kesintisiz takip ediyor, 162 kuledeki 324 kamera ile de insan gücü olmadan ormanlarımızı izliyoruz. Ayrıca 50 adet mobil kulemiz de yer alıyor. Bu protokol ile orman varlıklarını koruma noktasında yaptığımız iş birliği sonuçları itibarıyla hayırlara vesile olacaktır” dedi.



Seferberlik Çağrısı

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan ise iklim değişikliği, küresel sıcaklık artışı ve kuraklık gibi sebeplerle dünyanın birçok yerinde artan orman yangınlarının 2021 yılında Türkiye’de de şiddetli bir şekilde etkisini gösterdiğini belirterek, “Orman yangınları, sadece yılın belirli bir dönemi değil, tüm yıl boyunca bir tehdit unsuru oluşturuyor. Orman Genel Müdürlüğü kadroları yangınla mücadelede çok büyük bir özveri ve emek ile çalışıyor. Biz de bu mücadelenin içinde yer almak, ormanlarımıza can suyu olmak, elimizden geldiğince katkıda bulunmak istiyoruz. Bu yıl ihtiyaç bulunan bölgelerde mobil ve insansız yangın gözetleme kulelerinin yapımını gerçekleştireceğiz. Ormanın Gözleri, bizim için yalnızca bir projeden ibaret değil. Bu bir seferberlik çağrısı aynı zamanda. Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Bir yandan ülkemizin yangınla mücadele kapasitesine katkı sunarken bir yandan da bu konuda bilinç yaratmayı amaçlıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’ne bize bu fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum” dedi.


  • Yazarın fotoğrafı: Melis Tutan
    Melis Tutan
  • 14 May 2022
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 22 Eyl 2022

Sylvester Stallone’nin Rocky karakterinden edebiyat dünyasındaki soyadını alan bir yazarımız var Türk yazınında. Sırası gelmişken burada itiraf edeyim, ben Balboa’yı kendi soyadı sanıyordum, hakkında biraz araştırana kadar. Çünkü neden olmasın, ne soyadları var neticede... O da Balboa olmuş ve yazın dili Rocky gibi bir kadın. Adı Aylin Balboa. Kitaplarının girişindeki özgeçmişinde; “1980 yılında İzmit’te doğdu. Öğrencilik yıllarını Ankara’da geçirdi. Balık adlı bir köpeği var. Bir ağaçta yaşıyor” cümleleri geçiyor. O yüzden ben de sadece bu cümlelere yer veriyorum. Kendisini tanımak isterseniz, sosyal medyasından ağaç evi Balboa Palas’a hayran olabilir, Balsu ve Körsu adlı dostları ile tanışabilir, pazar günlerine karşı duyduğu hassasiyete tanık olabilirsiniz.


“...gülünecek hiçbir durumu boş geçmiyorum. Böylece katlanıyorum. Görseniz, her tarafım kat izi…” Belki Bir Gün Uçarız

Aylin Balboa 10 yılı aşkındır blogunda yayımlıyor yazılarını. Uzun zamandır da Kafa Dergisi’nde yazıyor. Osman adlı yazı dizisi ile tanımıştım kendisini. Osman serisinin kitaplaştığı müjdesini verdi. Merakla bekliyoruz.


Yazarın ilk kitabı “Belki Bir Gün Uçarız” 2014 yılında İletişim Yayınları’ndan çıkmış. Bu kitapta, yıllardır bloğunda yazdıkları birleşip kitap raflarına uçmuş. Aylin Balboa yazınındaki yumruk sahici. Yazar, sert gerçeklere arabeskten uzak sesleniyor, acının evirdiği bir ton belki de onunki… “Yıldızlar, acıdan delirmiş insanların gökyüzüne sıktıkları kurşunların açtığı deliklerdir” diyor. Hangi acıların böyle delirttiği ise öykülerinde saklı. Öyküleri, acıların ötesine, yer yer mizah, yer yer de salt gerçekliğin içindeki ironiyle geçiyor. “…gülünecek hiçbir durumu boş geçmiyorum. Böylece katlanıyorum. Görseniz, her tarafım kat izi…” diyor, Belki Bir Gün Uçarız’da. İkinci kitabı “Ateş Sönene Kadar” ise 2021 yılında yine İletişim Yayınları’ndan çıktı. İki kitabı da ardışık gibi görünen kimi otobiyografik kısa öykülerden oluşan anlatı türünde.


“Belki Bir Gün Uçarız, yeknesaklığa celalleniyor, huzursuz, şedit ve enerjik... Yeni bir yazarın ilk kitabı... Aylin Balboa, deşeliyor, haykırıyor, söyleniyor... Şah damarı atıyor tıp tıp, sokak taşıyor yanında.”

(Arka kapaktan)






Ateş Sönene Kadar, bazen boğazda bir düğüm, bazen de manyakça bir kahkaha. Aylin Balboa’dan, o kendine özgü bıçkın ve muzip anlatımıyla, geçmişle hesaplaşıp geleceğe kafa tutan sarsıcı ve tesirli öyküler. (Arka kapaktan)




Bu yazımda, Ateş Sönene Kadar’dan beni sarsan, güldüren, düşündüren altını çizdiklerim ya da çizemeyip içimde kalanlara yer vereceğim.


Kitaba ismini veren Ateş Sönene Kadar öyküsü, sarsıcı. Bir kasabanın olanca çirkinliğini; çırılçıplak gözler önüne serip yüzüne tükürüyor, üstüne bir de sigara yakıyor. Yüreğinizi deşiyor biraz, bunu bilin. “Kargalar” ve ardından bağlanan “Yalnız” öyküsünde ise aslında giden mi kalan mı karmaşasına, boğazda takılıp yutkunmaya çalıştıkça batanlar karışıyor. Aklın içinde uçan balonlar ve evde dönüp duran kargalar var bu öykülerde.



“Tabii ki eve varana kadar, yaşadıklarını unutturacak bir sürü badire atlatacaktık. Sonra da bu olanların anlamsızlığına tutunup aslında başına gelenlerin ne komik şeyler olduğunu düşünecek, kendi kendini güldürmeye çalışacaktı” diyor öyküsünde ama bu sefer olanlara gülmüyor. Bir ayrılığın ardından kovulmuş, kurtulmuş ya da bıkmış gibi iç içe geçen duygularla bitiyor “Yalnız” adlı öykü.



Ardından gelen “Nafile” ise nafile kelimesini her görüşünüzde aklınıza artık öyküsünü getirecek. SEKA Kağıt Fabrikası’nın yazarın yaşamındaki yeri bu öyküde geçiyor. Yazar, kitabını Seka Kağıt Fabrikası’na ithaf etmiş. Kitabın kapağında, kağıt üretimine ait akım şeması var. “Gelecek Seni Bekliyor” öyküsünde ise bu umutvari cümle, Aylin Balboa’nın dilinden gökyüzüne savrulan bir yumruk olup kitabın kapanışını yapıyor.


Bu yazıyı yazarken Gülten Akın’ın Balina şiiri geçti içimden; “senin mi kan, yaralarımdan mı” dizesi… Reamonn’un Supergirl şarkısı eşliğinde bir pazar günü kendisi ve kitapları hakkında yazmaya teşebbüs ettiğim yazarımıza, Balsu ve Körsu’ya sevgilerle…

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page