top of page

Muğla Büyükşehir Belediyesi, "Yerel Tohum Merkezi"

projesi ile ‘2021 Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması’nda “Sağlıklı Yaşam” kategorisi ödülüne layık görüldü.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin il genelinde hayata geçirdiği hizmet ve projeler ödülleri de beraberinde getiriyor. Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen "2021 Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması"na katılan Büyükşehir Belediyesi, "Yerel Tohum Merkezi" projesi ile Sağlıklı Yaşam kategorisinde ödüle layık görüldü.

32 Belediye 84 proje ile yarıştı

Bu yıl 12.'si düzenlenen Sağlıklı Kentler Yarışması'nın ödül töreni Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlendi. Sosyal Sorumluluk, Şehir Planlama, Sağlıklı Yaşam ve Sağlıklı Çevre olarak 4 farklı kategoride düzenlenen yarışmaya 32 belediye 84 proje ile başvurdu. Prof. Dr. Ruşen Keleş'in başkanlık yaptığı juride; Prof. Dr. Handan Türkoğlu, Prof. Dr. Cengiz Türe, Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, Doç. Dr. Emel İrgil, Doç. Dr. İnci Parlaktuna ve Murat Ar yer aldı.


Büyükşehir Belediyeleri arasında Sosyal Sorumluluk kategorisinden 7, Şehir Planlama kategorisinden 2, Sağlıklı Yaşam kategorisinden 5 ve Sağlıklı Çevre kategorisinden 6 projeyi değerlendirdi.

Yerel Tohum Merkezi projesi ödüle layık görüldü

Büyükşehir Belediyesi, Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği yarışmaya Yerel Tohum Projesi ile başvurdu. Büyükşehir’in ‘2021 Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması’nda Sağlıklı Yaşam Kategorisinde ödüle layık görüldü.


Ödül töreninde konuşan Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Buket Kallem, Türkiye’nin en büyük birliklerinden birisi olan Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği yarışmaya Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak katılıp ödül almanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Osman Gürün’ün öncülüğünde hayata geçirdiğimiz Yerel Tohum Merkezi projemiz Sağlıklı Yaşam Kategorisinde ödüle layık görüldü. Çalışmalarımızda ve projelerimizde emeği olan başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Osman Gürün olmak üzere tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 19 Kas 2021
  • 2 dakikada okunur

Yılın 6 ayında neredeyse hiç yağmur yağmamasına rağmen geri kalan 6 aydaki yağışlarla Türkiye'nin en çok yağış alan illeri sıralamasında en üstlerde yer alan Muğla'da büyük tehlike kapıda. Başta Türkiye'nin turizm başkenti olan Bodrum olmak üzere Muğla genelinde Eylül, Ekim ve Kasım aylarında beklenen yağmurlar yağmayınca alarm zilleri çalmaya başladı.

Bodrum'daki Mumcular Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 9'a, Geyik Barajı'nda ise kullanılabilir su oranı yüzde 12'ye düştü. Bodrum'u besleyen 150 içme su kuyusundan 40'ı kururken diğer kuyularda da verim azaldı. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras "Ciddi bir su kriziyle karşı karşıyayız, diyebiliriz" dedi





Yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle meydana gelen orman yangınlarında ciğerleri yanan Bodrum'u bu kez ciddi bir su sıkıntısı bekliyor. Bodrum'daki yağış rejiminde 2 yıldır ciddi problem olduğunu belirten Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras şunları söyledi:


Ciddi bir su kriziyle karşı karşıyayız


"İklim krizinin etkilerini de yaşıyoruz. Bunu orman yangınlarında gördük ve bizzat yaşamış olduk. Bu sadece çeşmemizden akan su değil aynı zamanda tarımsal kuraklık olarak da algılamalıyız. Bu da üretimi ciddi bir şekilde etkiliyor. Bizim yeni su kaynaklarına ihtiyacımız var ancak yeni su kaynaklarından önce elimizdeki su kaynaklarının planlı ve düzenli kullanımı söz konusu olmalı. Ciddi bir su kriziyle karşı karşıyayız, diyebiliriz. Bizim burada yapacağımız her litrenin hesaplanması ve ona göre tasarruflu kullanılması gerekiyor. Özellikle, Bodrum'da 100 metrekare ev yapıyoruz 1500 metrekare önüne çim yapıyoruz. Bunların sınırlandırılması gerekiyor. Çünkü 1 metrekare çim 12 litre suyla sulanıyor. Daha yöresel bitki çeşitleriyle, peyzajın tamamlanması gerek. Çim ihtiyacı da olabilir. Dünya standartlarında 3 kişinin yaşadığı bir binanın çim ihtiyacının 37 metrekare olduğunu tespit ettik. Bundan sonraki peyzaj projelerinde bunu göz önüne alacağız.


Deniz suyunu arıtma şansımız var


Yağmur hasadıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu konuyla ilgili belediye meclisimize bir önerge sunduk. 1000 metrekarenin üstündeki parsellerde yağmur suyunu toplayan ve depolayan sistemlerin kurulması, inşaat esnasında bunların yapılması öngörüyoruz. Kamusal alanda, parkta, yollarda yağmur suyunu depolama şansımız var. Bu konuyla ilgili İtalyan bir proje var, çalışmalarımız sürüyor. Bizim düzgün bir su yönetimine ihtiyacımız var. Eğer daha büyük bir kriz yaşarsak, denizden faydalanarak deniz suyunu arıtıp kullanma şansımız da var. Bununla ilgili de çalışmalarımız sürüyor. Bazı yerlerde pilot olarak bunları yapmak istiyoruz. Atık su arıtma tesislerimizden çıkan suyu kullanma suyu olarak hem kent peyzajında hem de yeşil alanlarda hatta mandalina bahçelerinde kullanmak gibi yine projeler var.


Yüzme havuzları doldur boşalt yapılmamalı

Bitki örtüsünün yavaş yavaş kuruyor. Şu andaki yağmur durumuna bakarsanız, bu ayın ortasını geçtik hala bir yağmur almadık. Bir kere yağdı, onun dışında her yağmur görünen günde bakıyoruz ki yağmur yok. Yavaş yavaş bitki örtüsü kurumaya başladı, çok zor zamanlar bizim için. Hep birlikte yapabileceğimiz bir tasarruf. Yüzme havuzları meselesi de var. Yüzme havuzları hayatın bir gerçeği. Yüzme havuzu bir kere doldurulup, eskisi gibi sürekli boşaltılıp her sene yeniden doldurulmasına gerek yok. Yeni teknolojilerde bu su tazelenip kullanılabiliyor. O yüzden mümkün olduğu kadar elimizdeki kaynağı tedbirli kullanıp geleceğin hesabını yapmamız lazım."

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 15 Kas 2021
  • 1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 18 Kas 2021

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı'nın (COP26) ulaşım sistemleri odaklı gününde, "Sıfır Emisyonlu Araçlar için Glasgow Mutabakatı" açıklandı.

Mutabakat kapsamında, otomobil piyasalarında 2035'e kadar benzinli ve dizel motorlu araçların sıfır emisyonlu araçlarla değiştirilmesi öngörülüyor.



2035'te satışlar sona erecek

Çevreye verdiği zararlar ve yakıt tüketiminin kullanıcıya daha fazla maliyet oluşturması sebebiyle fosil yakıt kullanan araçlar her geçen gün popülerliğini kaybediyor.

Türkiye, İngiltere, Hindistan, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Norveç ve İsrail'in de aralarında bulunduğu 33 ülke, 40 şehir, Ford Motor, General Motors, Jaguar Land Rover, Mercedes-Benz ve Volvo Cars'ın gibi önemli markaların dahil olduğu 11 araç üreticisi şirket, 27 filo sahibi kuruluş olmak üzere mutabakata 100'ün üzerinde imzacı katıldı. Bu kapsamda hükümetler, lider piyasalarda en geç 2035'e kadar, dünyada ise 2040'a kadar tüm yeni otomobil ve kamyonet satışlarının sıfır emisyona sahip olması için çalışacak. Filo sahipleri en geç 2030'a kadar otomobil ve kamyonet filolarının tamamının sıfır emisyonlu olmasını sağlayacak. Araç üreticileri ise 2035 veya daha önce lider piyasalarda yüzde 100 sıfır emisyonlu yeni otomobil ve kamyonet satışına ulaşacak.



Kritik öneme sahip

Mutabakata imza veren ülke ve üreticiler, küresel otomobil satışlarının yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Ulaşım sektörü küresel sera gazı emisyonlarında 5'inci sırada yer alıyor. Sektördeki emisyonların yüzde 89'unu ise karayolu taşımacılığı oluşturuyor. Bu kapsamda, karayolu taşımacılığının sıfır emisyonlu araçlarla yapılması, küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutabilmek için kritik öneme sahip.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page