top of page
Kısa süre önce Engelsiz Çeviri ile iş birliği yaparak ürünlerinin bilgilendirme dokümanlarına seslendirme ve yapay zekâ destekli işaret dili ekleyen Anadolu Sigorta, herkes için erişilebilir olmayı hedefliyor.


Web sitesine herkesin erişebilmesi için Engelsiz Çeviri ile iş birliğine başlayan Anadolu Sigorta, ürünlerinin bilgilendirme dokümanlarına seslendirme ve yapay zekâ destekli işaret dili ekleyerek müşterilerine engelsiz ve eşit hizmet sunuyor. Sürdürülebilirlik perspektifini kapsayıcılık alanındaki çalışmaları ile büyüten Anadolu Sigorta, 99 yıllık köklü tarihinde dijitalleşme alanındaki liderliğine, inovatif ürün ve hizmetleriyle devam ediyor.



Engelsiz Çeviri ile işitme engelli bireylere ulaşan Anadolu Sigorta; araç, konut, sağlık, ferdi kaza, seyahat sigortaları gibi ürünlerinin bilgilendirme dokümanlarına yapay zekâ destekli işaret dili sistemini entegre ediyor. Anadolu Sigorta böylelikle dijital erişilebilirliğini yükseltirken web sitesinde yer alan bilgilerin herkes tarafından kolayca anlaşılabilmesini hedefliyor.



Daha Erişebilir Bir Dünya için Tüm Engelleri Ortadan Kaldırıyoruz

Bugüne kadar yürüttükleri tüm faaliyetlerde kapsayıcılık anlayışını ön planda tuttuklarını belirten Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan şunları söyledi: “Görme engelliler için yapay zekâyı ve sesi bir araya getiren teknolojiler üreten BlindLook ile geçtiğimiz yıllarda çok kıymetli bir iş birliğine imza attık ve web sitemizde, sesli yönlendirmeler ile yalnızca görsel odaklı iletişimin getirdiği engellemeleri ortadan kaldırarak tüm işlemleri herkes için erişilebilir duruma getirdik. Yakın zamanda ise Engelsiz Çeviri ile iş birliğine başladık. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon işitme engelli var ve ana dilleri işaret dili olduğu için maalesef işitme engelli bireylerin yüzde 50’si okuduğunu anlayamıyor. Engelsiz Çeviri ile iş birliği yaparak ürünlerimizin bilgilendirme dokümanlarına seslendirme ve işaret dili çevirileri ekledik. Bu sayede Anadolu Sigorta’nın ürünleri hakkındaki bilgileri, herkes için erişilebilir hâle getiriyoruz. Daha erişilebilir bir dünya yaratmak adına engelsiz ve eşit hizmet sunabildiğimiz için gurur duyuyoruz.”


  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 19 Şub 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Şub 2024

Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum’da yaşanan su sıkıntısını ortadan kaldırmak için Geyik Barajı’nı kamulaştırıp baraj suyunun tamamını içme suyu olarak Bodrum’a aktarmayı amaçlıyor.

Geyik Barajı
Geyik Barajı

Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon idaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri Bodrum’un en büyük sorunu olan içme suyu problemini ortadan kaldırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bölgeye ilave su sağlamak için birçok farklı projeyi hayata geçiren ekipler son olarak yeni çalışmaları hizmete sunuyor. Büyükşehir Belediyesi, Geyik Barajı’nı, Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nden (EÜAŞ) satın alıp buradaki suyun tamamını Bodrum’a aktarmayı amaçlıyor.


Bodrum'un içme suyu sorunu Geyik Barajı ile çözülecek.
Bodrum'un içme suyu sorunu Geyik Barajı ile çözülecek.

DSİ İki Barajı Kapatmak Zorunda Kalmıştı

Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Bodrum’da su iletiminin mümkün olmaması nedeniyle DSİ tarafından kapatılmak zorunda kalınan iki baraja önlem olarak birçok farklı projeyi hayata geçirdi. Ekipler, Akgedik Barajı’ndan Bodrum’a su aktarımı için yeni içme suyu hattı ve depo yaparak Yarımada’ya önemli miktarda su sağladı. Ayrıca Sazköy ve diğer farklı su kaynaklarında yapılan çalışmalarla da Bodrum’a önemli miktarda su iletimi yapıldı.


Yeraltı su kaynaklarının sisteme dahil edilmesinin yanı sıra ekipler tarafından mevcut su gözlerinde ve içme suyu arıtma tesislerinde iyileştirmeler yapılarak sisteme daha fazla su kazandırılmasının dışında Bodrum’un gelecek nüfus projeksiyonu göz önüne alınarak yeni projelere başlandı.

Dr. Osman Gürün | Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı
Dr. Osman Gürün | Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı

Bodrum’un Su Sorununu Ortadan Kaldıracak Çözümler

Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, Bodrum’un 2041 ve 2054 yıllarına kadar içme suyu sorunu bilimsel yönleriyle ele alındı. İlave ana su temini sağlanması için yapılan hesaplamalara göre 2041 yılına kadar Bodrum’un içme suyu ihtiyacının 52 milyon metreküp olduğu belirlenirken bu kapsamda birçok farklı projenin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bunlardan en önemlisi ise Geyik Barajı’nın, Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınıp baraj suyunun tamamen Bodrum’a içme suyu olarak aktarılması projesi olacak. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi tarafından Geyik Barajının kamulaştırılması için gerekli işlemler yapılıyor. Baraj, EÜAŞ’den satın alındığı taktirde buradaki su sadece Bodrum’un kullanımına sunulacak ve ilçedeki su açığının çok büyük bir kısmı giderilecek.


Bunun yanı sıra Mumucular Barajı etrafında bulunan tüm mahallelere kanalizasyon şebekesi yapılarak evsel atıksu kirliliğinin önlenmesi ayrıca farklı noktalardaki dereler üzerinde çalışma yapılıp bunların Mumcular Barajı’na akmasının sağlanması içinde çalışmalar yapılıyor. Yine aynı çalışma kapsamında, yağmur suyu hasadı gibi farklı çözüm çalışmaları da yapılacağı vurgulanıyor. Bunun yanı sıra DSİ ana isale hatlarında da taşıma kapasitesinin artırılması için birçok farklı noktada terfi istasyonları ve yeni hat düzenlemeleri yapılacak.

  • Yazarın fotoğrafı: Oğuz Ateş
    Oğuz Ateş
  • 30 Ağu 2023
  • 5 dakikada okunur
Çevre sorunları ve iklim değişikliği, insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan biri hâline gelmiştir. Bu sorunlara yönelik çözümler ararken ekolojik evler, sürdürülebilirlik ve çevre koruma açısından önemli bir rol oynamaktadır. Bu sayıdaki yazımda ekolojik evlerin ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve neden önemli olduklarını anlatmak istiyorum.


Günümüzde çevre ve iklim değişikliği endişeleri, enerji kaynaklarının sınırlı ve çevreye zarar veren etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Fosil yakıtların kullanımı, küresel ısınma, hava kirliliği ve doğal yaşamın bozulması gibi ciddi sorunlara neden olmaktadır. Bu durum insanlığın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri hâline gelmiştir. Bu nedenle sürdürülebilir enerji, çevreye zarar vermeden ve kaynaklarımızı tükenmeden karşılayabileceğimiz enerji seçeneklerini ifade eder. Artan nüfus, kaynak tüketimi ve çevre kirliliği gibi faktörler, gezegenimizin doğal denge ve ekosistemlerine ciddi zararlar vermektedir. Bu durum, daha sürdürülebilir ve ekolojik tasarım yaklaşımlarına olan ihtiyacı vurgulamaktadır. İşte bu noktada, “Ekolojik Ev Tasarımı” önemli bir rol üstlenerek çevreye ve insan sağlığına duyarlı bir şekilde yaşam alanlarını oluşturma amacını taşır.


Sürdürülebilir enerji, doğal kaynakları çevreye zarar vermeden ve gelecek nesillere de aktarılarak kullanma ilkesine dayanır. Bu enerji türü, fosil yakıtların aksine doğada yenilenebilir bir şekilde sürekli olarak üretilir. Fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan sera gazı emisyonları, küresel ısınma ve iklim değişikliğine yol açar. Sürdürülebilir enerji kaynakları ise bu olumsuz etkileri minimize eder veya tamamen ortadan kaldırır. Sürdürülebilir enerji kaynakları, doğal kaynakları tüketmez ve zararlı emisyonlar oluşturmaz. Bu sayede hava ve su kirliliği azalır, ekosistemler korunur ve biyolojik çeşitlilik desteklenir.



Sürdürülebilir ev, inşa ve kullanım aşamalarında çevresel etkileri en aza indiren ve doğal kaynakların etkin bir şekilde kullanıldığı, enerji tasarruflu bir konut tipidir. Bu evler, enerji verimli yapı malzemeleri, güneş enerjisi, yağmur suyu toplama sistemleri, geri dönüştürülmüş malzemeler ve çevreye duyarlı tasarım prensipleri kullanılarak inşa edilir. Ayrıca, enerji tüketimini izleyen akıllı ev teknolojileri ve enerji verimli ev aletleri sürdürülebilir evlerin temel özelliklerindendir.


Ekolojik evler, çevre dostu malzemeler ve teknolojiler kullanılarak tasarlanan ve inşa edilen sürdürülebilir yaşam alanlarıdır. Bu tür evler, çevre üzerinde minimum etkiye sahip olmayı amaçlar ve enerji, su ve diğer doğal kaynakların kullanımını en aza indirir. Ayrıca, ekolojik evler genellikle çevre dostu inşaat yöntemlerini benimser ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı enerji sistemleri kullanarak enerji tüketimini azaltır.


Sürdürülebilir ev tasarımı, enerji ve su verimliliği gibi çevre dostu özelliklerin yanı sıra doğal kaynakların dikkatli bir şekilde kullanılmasıyla uzun ömürlü, düşük karbon salınımına sahip ve çevreyle uyumlu bir yapı oluşturmayı amaçlar. Bu tasarım yaklaşımı, bina işletme maliyetlerini düşürerek ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri azaltarak sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım olarak kabul edilir.



Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji

Ekolojik evlerin temel özelliklerinden biri, enerji verimliliğine odaklanmaktır. İyi yalıtılmış yapılar, enerji tüketimini azaltırken, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanarak enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan elde etmek mümkündür. Ayrıca, akıllı ev teknolojileri sayesinde enerji tüketiminin izlenmesi ve düzenlenmesi de mümkün olmaktadır.


Ekolojik ev tasarımı, doğal çevreyi en az düzeyde etkileyen, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atık yönetimi ve su tasarrufu gibi sürdürülebilirlik prensiplerini ön planda tutan bir ev yapma sürecidir. Bu tasarım yaklaşımı, çevre dostu malzemelerin seçilmesi, enerji kullanımının azaltılması ve doğal kaynakların verimli bir şekilde kullanılması gibi çeşitli stratejileri içerir.



Ekolojik evler, enerji tasarrufu sağlamak için yalıtım, doğal aydınlatma ve enerji verimli cihazlar gibi özelliklere sahiptir. Güneş panelleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak elektrik üretimi sağlarlar. Yağmur suyu toplama sistemleri ve gri su geri dönüşümü gibi yöntemlerle su tüketimini azaltırlar. Düşük akışlı musluklar ve sifonlar da su tasarrufu sağlamak için kullanılabilir. Ekolojik evlerde genellikle doğal ve geri dönüştürülmüş malzemeler tercih edilir. Bu, çevresel etkiyi azaltmaya ve sürdürülebilirliği artırmaya yardımcı olur. Ekolojik evler, sera gazı emisyonlarını azaltarak düşük karbon ayak izine sahip olma hedefini taşırlar. Bu, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir adımdır. Ekolojik evlerde yaygın olarak permakültür ve organik tarım uygulamaları bulunur. Kendi yiyeceklerini yetiştirerek, gıda tedariğini yerel ve sürdürülebilir bir şekilde sağlarlar.



Ekolojik evlerin benimsenmesi, çevresel sürdürülebilirliği artırmanın yanı sıra bir dizi diğer faydaları da beraberinde getirir. Ekolojik evler, fosil yakıtlar ve diğer doğal kaynakların tükenmesine yönelik talebi azaltarak çevreyi koruma altına alır. Böylelikle, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemlerin korunması desteklenir. Doğal malzemelerin kullanımı ve kimyasal madde içermeyen yapı malzemeleri, iç mekânlarda daha sağlıklı bir yaşam alanı yaratır. Sağlıklı iç mekân hava kalitesini teşvik edecek şekilde tasarlanır, evin içindeki hava kalitesini arttırır ve hava yolu hastalıklarının riskini azaltır. Ekolojik evler, enerji ve su tasarrufu sağlayarak hane halkı giderlerini azaltır ve aynı zamanda enerji bağımsızlığını destekler. Bu durum, enerji faturalarında tasarruf sağlarken enerji kaynaklarının sürdürülebilirliğini de destekler. Ekolojik evlerin yaygınlaşması, sürdürülebilir yaşam konusunda toplumsal farkındalığı artırabilir ve diğer yapıların da çevre dostu özelliklere sahip olmasına yol açabilir. Enerji verimli tasarım ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı, sürdürülebilir evlerin karbon ayak izini minimize eder. Bu da iklim değişikliği ile mücadeleye olumlu katkıda bulunur. Sürdürülebilir evler, uzun ömürlü ve dayanıklı malzemelerin kullanımı sayesinde bakım maliyetlerini düşürür.



Geleneksel evlerde, atık üretimi ve yönetimi büyük bir sorun teşkil ederken ekolojik ev tasarımı, atık üretimini minimize etmeye odaklanır. Geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı, organik atıkların kompostlanması ve gri suyun (duş, bulaşık suyu vb.) geri kazanılması gibi uygulamalarla atık miktarı azaltılırken doğal kaynaklar da korunmuş olur. Su hayati bir kaynaktır, kontrolsüz bir şekilde su kaynakları tüketilmekte ve kimyasal atıklarla kirletilerek kullanılabilir su özelliğini yitirmektedir.


Bu nedenle, ekolojik evler su tasarrufunu önemser. Düşük su tüketimli armatürlerin kullanımı, yağmurlama sistemleri ile bahçe sulamanın optimize edilmesi ve gri suyun geri kazanılması gibi yöntemlerle su kullanımı minimize edilir. Yeşil alanlar ekolojik evlerde, doğal yaşam alanlarına ve yeşil alanlara özel önem verilir.





Evlerin çevresinde bahçeler, bitki örtüsü ve su özellikleri oluşturularak biyofilik tasarım prensipleriyle insanların doğayla daha yakın bağlantıları teşvik edilir. Bu hem ruh sağlığı hem de doğal ekosistemlerin desteklenmesi açısından büyük önem taşır. Pasif ev tasarımı, güneş enerjisi ve iç mekân ısıtma/soğutma için doğal havalandırmayı en üst düzeye çıkaracak şekilde tasarlanır. Coğrafi ve iklim koşullarına uygun yüksek kaliteli yalıtım ve kaliteli pencerelerle enerji tüketimini minimuma indirir. Yeşil çatılar, bitki örtüsüyle kaplanmış çatılardır. Bu çatılar, binanın ısı yalıtımında etkilidir, yağmur suyu toplar ve çevreye estetik bir katkıda bulunur.


Sürdürülebilir enerji, geleceğin enerji ihtiyaçlarını karşılamak için vazgeçilmez bir unsurdur. Fosil yakıtların çevreye ve doğal kaynaklara verdiği zararların önlenmesi için sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelmeliyiz. Güneş, rüzgâr, hidroelektrik, biokütle ve jeotermal enerji gibi kaynaklar, ekolojik dengenin korunmasına ve enerji güvenliğinin sağlanmasına katkı sağlayacaktır.



Bireyler, kurumlar ve devletler olarak sürdürülebilir enerjiye olan yatırımları artırarak daha temiz ve yaşanabilir bir dünya için adımlar atabiliriz. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için sürdürülebilir enerjiye olan desteğimizi sürekli kılmamız gerektiğini unutmamalıyız.


Ekolojik ev tasarımı, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğuyla, çevreye duyarlı ve enerji verimli evlerin tasarlanmasıdır. Enerji tüketiminin azaltılması, su tasarrufu, çevre dostu malzeme kullanımı gibi sürdürülebilir ev tasarımı ilkeleri hem bireylerin hem de toplumların çevresel etkilerini azaltmalarına yardımcı olur. Bu nedenle mimarlar, inşaat sektörü ve hatta bireyler olarak hepimizin sürdürülebilir ev tasarımını teşvik etmek ve uygulamak için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmemiz hayati önem taşımaktadır. Geleceğe doğru adımlar atmamızı sağlayacak bu tasarım yaklaşımı, sadece bireylerin yaşam kalitesini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda çevremizi korumak için de önemli bir rol oynayacaktır. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için ekolojik tasarım ilkelerini benimsemek ve uygulamak büyük bir gerekliliktir. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, atık yönetimi ve su tasarrufu gibi unsurlar, ekolojik evlerin sadece bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de büyük bir etkiye sahip olmasını sağlar. Herkesin ekolojik ev tasarımına katkı sağlaması, daha sürdürülebilir ve çevre dostu bir geleceğin temellerini atmamıza yardımcı olacaktır. Ekolojik evler bireysel ve küresel çapta çevre dostu bir yaşam biçimi sunar. Geleceğimizi güvence altına almak ve doğal kaynakları korumak için bu sürdürülebilir evlere geçiş yapmak, hepimizin üzerine düşen sorumluluklardan biridir. Sadece çevre için değil, aynı zamanda daha sağlıklı ve ekonomik açıdan sürdürülebilir bir yaşam için de ekolojik evler önemli bir adım olacaktır.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page