top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Küçük
    Mustafa Küçük
  • 7 May 2024
  • 2 dakikada okunur
Hollywood’un dünyaca ünlü yıldızlarından Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle dikkat çeken; sahne performansıyla ise “Pop’un Kraliçesi” Madonna’yı andıran şarkıcı Seda Mete, son dönemde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerinden...

Seda Mete | Şarkıcı
Seda Mete | Şarkıcı

Adalet, Yanıla Yanıla ve Sevdalım şarkılarıyla müzikseverlerin gönlünde yer edinen Seda Mete çıkışını sürdürüyor. Kliplerinde Madonna ve Marilyn Monroe göndermeleri yer alan Seda Mete, “Marilyn’in naifliği ve zarifliğini; Madonna’nın sahnedeki o güçlü duruşunu ve vizyonunu örnek aldığım doğru. Bu bir taklit değil çünkü onlar birer ikon. Aynı imaj çalışmasını dünyaca ünlü Christina Aguilera, Lady Gaga, Paris Hilton, Bella Hadid de yaptı. Ayrıca ben saçlarım siyahken de Marilyn’e benzetilirdim” diyor.



Nükhet Duru, Ajda Pekkan, Işın Karaca, Ayhan Sicimoğlu, Aygün Kazımova, Rober Hatemo gibi tarzlarında başarılı birçok isme yıllarca vokal yaptıktan sonra Adalet, Yanıla Yanıla ve Sevdalım teklileriyle müzikseverlerin beğenisini kazanan Seda Mete, tarzıyla da konuşulmaya devam ediyor. İşte BODRUMDergi’nin kapağını süsleyen Seda Mete’yle ilgili merak edilenler:


Seda Mete | Şarkıcı
Seda Mete | Şarkıcı

Beni Nükhet Duru Keşfetti

“Müziğe çok küçük yaşta Nükhet Duru’ya vokal yaparak başladım.

Çok şanslıydım, çünkü ustam Nükhet Duru’ydu. Beni o keşfetti. 11 yıl kendisine vokal yaptım. Kendimi bulmaya çalıştığım bu yolda; Ajda Pekkan, Işın Karaca, Ayhan Sicimoğlu, Aygün Kazımova, Rober Hatemo gibi tarzlarında başarılı birçok isme vokal yaptım. Hepsinden ayrı ayrı çok şey öğrendim. Fakat Nükhet Duru benim gerçekten divam. O bir okuldu benim için.


Seda Mete | Şarkıcı
Seda Mete | Şarkıcı

Yeteneklerimi Sahne Şovlarında Göstermekten Çekinmiyorum

Müzikal yolculuğumun başından bu yana birçok eğitim aldım. Davul, bas gitar, gitar gibi enstrümanları çalıyorum. 15 yıldır sahnelerin en deneyimli solistleriyle sahnede yer almam bana çok şey kattı. Yeteneklerimi sahne şovlarında göstermekten çekinmiyorum.


Seda Mete | Şarkıcı
Seda Mete | Şarkıcı

Tüm Çabam Örnek Bir Müzisyen Olabilmek için

Akışa teslim yaşıyorum. Her şey olması gerektiği zamanda gerçekleşiyor bana göre. Hem deneyimlerim hem de tecrübelerim doğrultusunda daha kendinden emin, ne istediğini bilen, örnek bir müzisyen olabilmek tüm çabam.


Seda Mete | Şarkıcı
Seda Mete | Şarkıcı

Sahne Bir İllüzyon Ben de Bir Şov Kadınıyım

İçimde iki Seda var. Biri sahnedeki çılgın güçlü kadın, diğeri de o büyüleyici atmosfere kapılmayan, mütevazı sakin kadın. Sahne bir illüzyon. Orada kalmaya devam edersem ‘Ben oldum’ derim. Mesele ‘Ben oldum’ dememekte. Günlük hayatımda son derece sessiz sakin biriyim.Ben bir şov kadınıyım. Müziğim, yorumculuğum çok önemli ama bir o kadar da göze hitap etmeyi seviyorum. İkisi birbirini çok iyi dengeliyor. Kendimi seksi buluyorum ve bu beni sahnede daha da öteye taşıyor. Sahnedeki şovların asla sesimin önüne geçeceğini düşünmüyorum.”


Seda Mete | Şarkıcı
Seda Mete | Şarkıcı

Seda Mete Fırtınası Esiyor

Arka arkaya çıkardığı “Adalet”, “Yanıla Yanıla” ve “Sevdalım” şarkılarıyla yıldızı parlayan Seda Mete, İstanbul’un en şık mekânlarında ve özel gecelerde fırtına gibi esmeye devam ediyor.


Seda Mete son yıllarda İstanbul’un renkli gece hayatı ve canlı müzik mekânlarının zirvedeki ismi. Peşinden sürüklediği hayran kitlesi Seda Mete neredeyse orada. Seda Mete son olarak “Bülent Özdemir Şarkıları” albümünde seslendirdiği “Sevdalım” ile müzik severlerle buluştu.


1995 yılında Hazal’ın seslendirdiği şarkının sözleri Seda Akay, müziği Bülent Özdemir’e ait. “Sevdalım” Seda Mete’nin kendine özgü yorumuyla ve Sezgin Gezgin imzalı yepyeni düzenlemesiyle kısa sürede albümün en beğenilen parçaları arasına girdi. Hayranlarının yoğun isteği üzerine kamera karşısına geçen Seda Mete, “Sevdalım” şarkısına Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ın sokaklarında klip çekti.


Konserlerine hız kesmeden devam eden Seda Mete sahnelerde sevenleriyle buluşmaya devam ediyor.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 13 Mar 2024
  • 2 dakikada okunur
Bodrum’un yeni kültür ve sanat yaşam alanı Inspera Bodrum, 13 Mart itibariyle Art Space ve Inspera Fuaye alanında özel bir karma sergiye ev sahipliği yapmaya başladı. Türkiye’den 27 duayen ve genç sanatçıyı buluşturan özgün baskı resim ve heykellerin yer aldığı IMOGA - İz Bırakanlar (IMOGA – Trailblaizers) sergisinin küratörlüğünü ise Ender Güzey yapıyor.


Sanatın pek çok farklı kolunu bir araya getirerek Bodrum’a yeni bir soluk kazandıran Inspera Bodrum, Türk sanat dünyasının duayenlerini ve genç sanatçıları bir araya getiren IMOGA - İz Bırakanlar karma sergisine ev sahipliği yapıyor. Özgün baskı resimlerinden ve heykellerden oluşan 27 sanatçının katıldığı karma sergi, 26 Nisan tarihine kadar, Pazartesi günleri hariç, 12.00-20.00 saatleri arasında Inspera Bodrum Art Space ve Fuaye alanında görülebilecek.



12 Mart günü seçkin davetlilerin katılımıyla düzenlenen açılış daveti ile kapılarını açan, Küratörlüğünü Ender Güzey’in yaptığı IMOGA-İz Bırakanlar sergisi, Türk sanat dünyasının önemli isimlerinden Adem Genç, Adnan Çoker, Adnan Turani, Ali Teoman Germaner, Burhan Doğançay, Cihat Burak, Ekrem Kahraman, Elvan Tekcan, Ender Güzey, Ferruh Başağa, Gül Derman, Güngör Taner, Hasan Kıran, Hayati Misman, İmdat Avcı, Maria Sezer-Michels, Mehmet Güleryüz, Mehmet Pesen, Mustafa Ata, Mustafa Pilevneli, Nevzat Akoral, Sayed Waked, Sema Boyancı, Süleyman Saim Tekcan, Şenol Yorozlu, Turhan Selçuk ve Zekai Ormancı’nın eserlerini bir araya getiriyor. Sergide yer alan eserler sadece estetik bir deneyim sunmakla kalmıyor; izleyicilerin duyularına da iz bırakarak onlara ilham veriyor.



Açılışını Ocak 2024’te uluslararası karma bir sergi ile yapan Inspera Bodrum Art Space, Bodrum’da yazlık sanat etkinliklerinin ötesine geçen seçkileriyle yıl boyunca Bodrum’u sanatla buluşturan bir alan olmayı hedefliyor.



 

Bodrum'un Yeni Kültür Sanat Yaşam Alanı: Inspera Bodrum

Inspera, Bodrum, kültür, sanat, gastronomi ve eğlenceyi aynı çatı altında toplayarak keyifli bir yaşam alanı oluşturuyor. Bodrum’un merkezi Ortakent’teki çevre dostu bir binada hizmet veren Inspera Bodrum’da, farklı seyirci kapasiteleriyle teknolojik donanıma sahip üç ayrı sahne ve konser alanı, özel bir seçkiye sahip on binden fazla kitap ve tasarım ürünü barındıran kitabevi, sadece çocukların değil gençlerin ve yetişkinlerin de sanatsal becerilerini geliştirebilecekleri, müzik ve dans eşliğinde eğlenebilecekleri programlar içeren sanat akademisi, yıl boyunca ulusal ve uluslararası sanatçılara ev sahipliği yapacak sanat galerisi, toplantı ve zoom odaları ile donatılmış ortak çalışma ofisi, gün boyu eşsiz lezzetler, keyifli atıştırmalıklar, çok özel kokteyller sunan iki farklı gastronomi alanı bulunuyor.



Türkiye'nin Modern Atölyesi: IMOGA

Türkiye’de pek çok üniversitede baskı resim atölyeleri kuran ve bu alanda eğitimin başlatılmasını sağlayan Süleyman Saim Tekcan 1982 yılında IMOGA’nın temellerini attı. Litografi, serigrafi ve gravür gibi baskı tekniklerinin tümünü içeren modern bir atölyede olması gereken tüm imkanları barındıran IMOGA, zamanla geniş galerileri, büyük bir baskı arşivi, kütüphanesi ve misafirhanesi ile uluslararası boyutlarda örnek bir baskı atölyesi yapısına kavuştu. Prof. Süleyman Saim Tekcan’ın yıllar içinde kurduğu özel atölyelerde üretilen eserler zamanla dünyanın çok az sayıda baskı resim müzelerinden biri olan IMOGA’ya hayat verdi.

  • Yazarın fotoğrafı: Özge Zeki
    Özge Zeki
  • 3 Şub 2024
  • 2 dakikada okunur
Yazar Zuhal Gürçimen’in tanıklık ettiği vakalar üzerinden kurgulanan ‘Hayalini Hayata Katma Okulu’nda yaşanan duygular, kimi zaman bir olayda kimi zaman bir konuşmada; farklı karakterlerde iş, arkadaş, dost olarak karşımıza çıkıyor. Kişilerin değil, fikirlerin liderlik ettiği bir dünyada tüm gücüyle mücadele eden okura yol gösterecek deneyim, uygulama ve eğitim metodunu paylaşan Gürçimen, bunu akıldan çıkmayacak metaforlarla ustalıkla yapıyor. Kendisiyle raflarda yerini alan yeni kitabını konuştuk.


Yazar Zuhal Gürçimen: “Kitabı Bitirdiklerinde Hayatlarının Yönetim Kurullarını Gözden Geçirecekler.”

‘HAHAKUO’ sizin “Başıma Bir İş Geldi”den sonraki ikinci kitabınız. İlkinde iş yaşamındaki zorlukları, mobbing’i ve yolsuzluğu anlatıyordunuz. Bu kez yüksek rütbeli bir yönetici iken kocası tarafından aldatıldıktan sonra hem iş hem de özel hayatında ‘kendini yaratmayı’ seçmiş bir kadını, Hayat Kerimzade’yi dinliyoruz kendi ağzından. İki kitabınız arasında okuyucuya vermek istedikleriniz bağlamında farklılıklar neler?

İlk kitabımda vaka bazlı olarak iş yaşamında karşılaştığımız sorunlara nasıl çözümler bulacağımıza odaklanmıştım. Tam 5 ayrı hikâye üzerinden karakterlerin karşılaştığı sorunları nasıl çözdüklerini kurmaca içinde aktarıyordum. HAHAKUO’da ise hayatı toplam bir paket olarak ele almayı, yaşadığı olaylarla bir yaşamın içindeki 4 mevsime, aynı gün içinde denk gelen Hayat Kerimzade’nin hikâyesi üzerinden dinliyoruz. Kişisel gelişim romanı olarak kategorilendirilen kitabımdaki tüm akış bir TED konuşmasında geçiyor. Hayat Hanım, özellikle 40-60 yaş arasında yaşadıklarından çıkardığı deneyimi aktarırken; hayatının yönetim kuruluna girenleri, sorunları çözerken onları bir bataklık hâline getirmeden okaliptüsler ile kurutmayı, kişilerin değil fikirlerin liderlik ettiği bir dünyanın daha yaşanası olduğunu nasıl keşfettiğini anlatıyor okura.


 Zuhal Gürçimen | Yazar
Zuhal Gürçimen | Yazar

Kitabınızda ‘HAHAKUO’ için, bu ne biçim şirket ismi diyor ya insanlar Hayat Hanım’a. Neden bu ismi seçtiniz kitabınıza?

‘Hayalini Hayata Katma Ustalığı Okulu’nun kısaltması HAHAKUO. Kapakta yer yetmedi, ustalık kelimesini çıkardık. Yoksa kitapta HAHAKUO’nun içindeki konulara, yöntemlere değindiğim yerler var roman akışında. Ayrıca kurucusu olduğum MasterCamp Eğitim Platform’u ile izdüşümsel ortak noktaları da bulunuyor. Kısacası hayaldaşların paydaşlara dönüştüğü bir çalışma ortamı HAHAKUO.


Hikâyeyi yazarken nelerden esinlendiniz?

Hayat’ın eşiyle ve işiyle yaşadığı sorunlar, gerek iş dünyasında gözlemlediğim arabuluculuk yaptığım vakalardan, danışanlarımdan, gerekse eğitimlere gelen katılımcılarımızdan dinlediğim durumların birleşmesi ve bir potada eriyerek ortaya çıkmasıyla oldu. Elbette yürüttüğüm bilgi girişimciliği sürecim çok benzeşmekte. Olaylar, hayatı anlamak, anlam arayışına katkıda bulunmak, sorunların içinden yöntemlerle çıkmak aşamasına geldiğinde ise artık benim analiz ve yorumlarım giriyor devreye.


‘Hayat Kerimzade’ üzerinden vermek istediğiniz mesajlarınız neler?

Kitabımla bir mesaj verme derdim yok ancak bu kişisel gelişim romanını yazma hikâyemin bir meselesi var; özellikle kadınlar için. Tek başınalık yalnızlık demek değil. Kendimizle birebir kurduğumuz tatmin edici keşiflerle dolu bir yaşam için bir partnerin desteği elbette önemli. Ancak biz kendi duygularımızın ayakları üzerinde duramadığımızda partneri veya işi çektiğinizde geriye kalan yapı da çöküyor. Hayat sonlu bir yolculuk, bir yandan ne güzel ki biz bunu sonsuzmuş gibi yaşamaya muktedir varlıklarız. Bir diğer tarafıyla da bu yaklaşım bazen de dezavantaja dönüşebiliyor. Hırslar, egolar ve yetiştirilme şeklimizle bizden beklenen başarılı sonuçlar şahane bir oyun alanı olan hayatın güzelliklerini unutturabiliyor. Ezcümle, yakıtımız yangınımız oluyor özellikle 20-40 yaş arasında. Hedefler ve sonuçlara takılı kalmak bizi seferin güzelliğinden alıkoyabiliyor. Bu kitapla; insanın açısını değiştirdiğinde hayatındaki acıların da yerinin değişeceğini göstermek ve hayatlarının yönetim kurulundaki insanlarını da fark ettirmek amaçlarım arasında. Üstelik kitabı bitirdiklerinde, hayatlarının yönetim kurullarını gözden geçirmeleri ve bu sefer yeni bakış açılarıyla düzenlemeleri konusunda motive olmaları beni mutlu eder.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page