top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Seda Küçük
    Seda Küçük
  • 6 Mar
  • 3 dakikada okunur
Her kitap, yeni bir yolculuktur. İster okuyun ister dinleyin, o an nerede olduğunuzun bir önemi yoktur. Kitap, sizi astral bir yolculuğa çıkarır; bazen kendi iç dünyanızda derinleşirken bazen de başkalarının hayatlarına savrulursunuz. Okurken mekânları ve karakterleri zihninizde canlandırır, onların hikâyesine kapılırsınız. Bazen bir öğretinin içinde kendinizi test eder, bazen de hayatın anlamını yeniden keşfedersiniz. Okudukça hayata yeni anlamlar yükler, yenilenmeye duyduğunuz ihtiyacı fark edersiniz...

Unutma Dersleri

Nermin Yıldırım

“Bir yanlışı, sırf güzel olduğu için sevebilir insan.” Aşk acısıyla boğuşan Feribe, canını yakan hatıralardan kurtulmak için soluğu Mazi İmha Merkezi’nde alır. Ne var ki burada verilen unutma derslerinde unutmanın temel şartlarından birinin hatırlamak olduğunu öğrenince tadı kaçan kahramanımız, bir de aklının köşesinden bile geçmeyecek yepyeni sorunların devreye girmesiyle büsbütün çıkmaza sürüklenir. Kişisel ve toplumsal bellek ekseninde yazdığı romanlarla tanıdığımız Nermin Yıldırım, Unutma Dersleri’nde okuru geçmişin oyunbaz gölgeleri arasında dolaştırırken, bir yandan da hayat karşısındaki çaresizliğimizi muzip bir dille gözler önüne seriyor. İnsan kandırılmaz, kanmak istediği için kanar. Öyle ya da böyle yoldan çıktığıma göre, demek ben de kendimi kaybetmeye teşne, bulmamam gereken yerde aramaya meyyaldim. İşte bu yüzden diyorum ya, başıma gelen her şeyi hak ettim.



Gece Açan Çiçekler

Tarık Tufan

“Hapsoldukları yerde gözlerini kapıya dikmiş son bir umutla birilerinin gelmesini bekliyorlardı. Istırap yüklü ruhlarının tek kurtuluşu buydu. Hayatlarının o en uzun gecesinde hikâyelerini anlatmayı seçtiler. Çünkü insan ölünce bedeni çürür, geriye yalnız hikâyesi kalır ve bütün hikâyeler gece anlatılır.” İstanbul’un Vefa semtinde ayakta kalan son ahşap konaklardan biri; Canfeda Konağı, namı diğer Uğursuz Konak. Konağa hapsolmuş genç bir kadın; Halide. Yıllardır konaktan uzakta hayatlar süren kardeşleri; Cihangir, Zeliha ve Nihal. Annelerinin ölümünün ardından, konağın satışı için son kez bir araya gelen kardeşlerin talihsiz alınyazılarının gizemini çözecek sadece bir geceleri var. Geçmişle yüzleşirken, konağın senelerdir kilitli tutulan odasının kapısı aralanınca, ailenin günahları ve suçlarıyla konağın sakladığı sırlar ortaya dökülür. Osmanlı’dan günümüze akan dokunaklı bir aile hikâyesi.



Hiç

Markus Zusak

“19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve karşılıklı kahve içmekten büyük keyif alırız. Kısacası sıradanlığın mihenk taşıyım ve bundan şikâyetçi değilim. Ama bir gün posta kutumda bulduğum iskambil kartının, çerçevedeki bu resmi değiştireceğini nereden bilebilirdim ki? “Hiç” oluşum, kimliği belirsiz birini rahatsız etmişe benziyor ve belli ki benimle oyun oynamak istiyor. Neden sorusunun cevabı aslında çok basit: umursamak için. Peki o hâlde, oyuna hazırım!”





Casuslar Sahili

Tess Gerritsen

“19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve karşılıklı kahve içmekten büyük keyif alırız. Kısacası sıradanlığın mihenk taşıyım ve bundan şikâyetçi değilim. Ama bir gün posta kutumda bulduğum iskambil kartının, çerçevedeki bu resmi değiştireceğini nereden bilebilirdim ki? “Hiç” oluşum, kimliği belirsiz birini rahatsız etmişe benziyor ve belli ki benimle oyun oynamak istiyor. Neden sorusunun cevabı aslında çok basit: umursamak için. Peki o hâlde, oyuna hazırım!”





İkiyüzlü Öyküler

O. Henry

Hayatı boyunca Amerika’nın farklı bölgelerinde bulunan O. Henry, yaşadığı yerlerde karşılaştığı sıradan insanların hikâyelerini anlatıyor bize. Öykülerindeki karakterler çoğunlukla hayata yeni atılan gençlerden, evsizlerden, suçlulardan, yeniyetme sanatçılardan ve âşıklardan oluşuyor. Bu karakterlerin başlarına gelen olaylar neredeyse her zaman beklenmedik bir şekilde sonlanıyor. Bazı öykülerinde yoksulluğu, ölümü, aşkı dramatik bir tonla ele alan yazar, zaman zaman yalnızca güldürüyor. Ancak tüm öykülerinin ortak özelliği, yazarın her şeye yansıtmayı başardığı ironik tutumu ve insanlara karşı olan eleştirel hatta alaycı bakışı. İkiyüzlü Öyküler, şaşırtıcı bir yazarın ustalık dolu kısa öykülerini bir araya getiriyor.



Yitik Adanın Öyküsü

Jose Saramago

İber Yarımadası anlaşılmaz bir şekilde anakaradan ayrılmıştır. Dünyanın her yerindeki gazeteler Yarımada’nın o tarihi fotoğrafını kocaman manşetlerle yayınlarken birbirinden ilginç rastlantılarla bir araya gelen beş kişinin her biri de bu kopuşun kendi davranışlarının sonucu olduğunu düşünmektedir. İki atla bir köpeği de yanlarına alarak koyuldukları serüvende, bir karaağaç dalı ile toprağa şekiller çizen Joana Carda, yerin sarsıldığını duyan Pedro Orce, sürekli sığırcıklar tarafından takip edilen José Anaiço, çok ağır bir taşı denize attığının nasıl görüldüğüne bir türlü akıl erdiremeyen Joaquim Sassa ve tavan arasında bulduğu bir çorapla uğraşıp duran Maria Guavaira, bizi hayali bir dünyaya doğru yola çıkartırken bir yandan da yaşamla ilgili pek çok gerçekle yüzleştiriyor.

İlk olarak 1957 yılında kapılarını açan Barcelona’nın tarihi stadı Camp Nou’nun yenilenmesinin ardından açılış töreninde Barcelona takımının marşını ülkemizin önemli tenorlarından Murat Karahan seslendirecek.

Camp Nou
Camp Nou

İspanya’nın Barselona şehrinde bulunan Camp Nou veya şu anki adıyla Spotify Camp Nou stadının yenilenme projesi tamamlandığında, stadın seyirci kapasitesi 99 bin kişiden 105 bin kişiye çıkarılacak. Yine bir Türk mütahit firmasının üstlendiği projenin 2026 yılında tamamlanması planlanıyor. Ardından büyük bir törenle açılışı yapılacak stadın bir Türk tenorun sesi ile yankılanacak olması hepimize büyük bir gurur yaşatacak.



Murat Karahan | Tenor
Murat Karahan | Tenor


  • Yazarın fotoğrafı: Çağnur Sakarya
    Çağnur Sakarya
  • 4 Mar
  • 1 dakikada okunur
“Şu hayatta insana en iyi gelen nedir?” diye sorsalar tek seferde sanatın ve müziğin insana iyi geldiğini ve iyileştirdiğini söyleyebilirim. İşte benim gibi düşünenler için hemen müjdeyi vereyim 2025 müziğe doyacağımız bir yıl olacak.


Efsanevi rock grubu Guns N’ Roses tam 32 yıl sonra 2 Haziran 2025 İstanbul Tüpraş Stadyumu’nda, bir diğer Amerikalı müzik grubu OneRepublic ise yeni albümleri “Artificial Paradise” turnesi kapsamında  18 Şubat 2025’te Volkswagen Arena’da konser verecek.


2025 Avrupa Turnesi kapsamında, 32 yıl sonra tam kadro ülkemizde konser verecek olan rock’ın kralları, 23 Mayıs’da başlayacak olan turnelerinde ilk kez Suudi Arabistan, Gürcistan ve Lüksemburg’da sahne alacak. Yine ayrıca grup; Bulgaristan, Sırbistan, Türkiye, Portekiz, İspanya, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, İngiltere, Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya, Litvanya, Polonya, Macaristan ve Avusturya’da konser verecek. Guns N’ Roses’ı kaçırmayın derim. Bizler ise o günleri tekrar yad ediyor olacağız.


Kültür, sanat ve eğlence endüstrisine yön veren BKM organizasyonu ile ülkemize gelecek olan efsanevi rock grubu Guns N’ Roses’ın yanı sıra bir diğer BKM süprizi ise 18 Şubat’ta ülkemize gelecek olan OneRepublic grubu.


Baş vokalist Ryan Tedder, gitaristler Zach Filkins ve Drew Brown, klavyeciler Brian Willett, basçı ve çellist Brent Kutzle ve davulcu Eddie Fisher’dan oluşan grubun patlaması ise 2024 yılında David Guetta ile birlikte “I Don’t Wanna Wait” ve “Kaiju No. 8” animesinin son teması için yazılmış olan “Nobody (from Kaiju No. 8)” adlı parçaları oldu. Grup, UEFA Euro 2024’ün resmi şarkısı olan “Fire”da İtalyan Elektronik grubu Meduza ve Alman sanatçı Leony ile iş birliği yaptı.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page