top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 10 Şub 2023
  • 3 dakikada okunur

Süt dişleri, çocuğun beslenmesi, konuşması ve görüntüsünün düzgün olmasını sağlar. En önemli görevlerinden biri kalıcı dişlere yer sağlamak ve ana dişler sürerken onlara rehberlik yapmaktır. Süt dişlerinin erken kaybedilmesi, çene yapısını ve ana dişlerin dizimini bozar. Süt dişi erken çekimi bazen gelecek dişlerin gecikmesine bazen de yer daralması sonucu dişin gömülü kalmasına neden olabilir. Anne ve babalar bu durumun farkında olmayabilir, bu yüzden süt dişlerinin değişme zamanına kadar ağızda tutulması gerekmektedir. Eğer çürükleri varsa tedavi edilmeli, son çare olarak çekim yapılmalıdır. Çekim yapılmak zorunda kalınırsa diş hekimi sürecek dişin zamanını takip edip ona göre yer tutucu yapabilir. Yer tutucular, çekilen dişin yerinin korunması amacıyla yapılmaktadır. Ayrıca süt dişlerinin tedavisi, çocuğun çiğneme işlemini rahat yapması ve sağlıklı beslenmesi için önemlidir.



Çocuklarda Diş Sağlığı

Çocuklarda süt dişleri ortalama 6-8 aylıkken çıkmaya başlar. Bazı çocuklarda doğum esnasında diş olabildiği gibi bazı çocuklarda da geç süt dişi sürebilir. Bunun nedeni çoğu zaman genetik faktörlerdir. 2,5-3 yaşında toplam 20 adet süt dişi mevcuttur. Üst çenesinde 10 adet alt çenesinde 10 adet diş mevcut olmalıdır. 2’şer tane süt azısı ve 6 adet kesici dişi mevcuttur.


Süt Dişlerinin Görevi

Süt dişleri, çocuğun beslenmesi, konuşması ve görüntüsünün düzgün olmasını sağlar. En önemli görevlerinden biri kalıcı dişlere yer sağlamak ve ana dişler sürerken onlara rehberlik yapmaktır. Süt dişlerinin erken kaybedilmesi, çene yapısını ve ana dişlerin dizimini bozar. Süt dişi erken çekimi bazen gelecek dişlerin gecikmesine bazen de yer daralması sonucu dişin gömülü kalmasına neden olabilir. Anne ve babalar bu durumun farkında olmayabilir, bu yüzden süt dişlerinin değişme zamanına kadar ağızda tutulması gerekmektedir. Eğer çürükleri varsa tedavi edilmeli, son çare olarak çekim yapılmalıdır. Çekim yapılmak zorunda kalınırsa diş hekimi sürecek dişin zamanını takip edip ona göre yer tutucu yapabilir. Yer tutucular, çekilen dişin yerinin korunması amacıyla yapılmaktadır. Ayrıca süt dişlerinin tedavisi, çocuğun çiğneme işlemini rahat yapması ve sağlıklı beslenmesi için önemlidir.


Bebeklerde Süt Dişi Sürmesi

Genelde salya akıntısı, iştahsızlık, huzursuzluk, uykusuzluk, ishal, ateş, hafif öksürük, çene ve yüzde ateş yapabilir. Çocuktan çocuğa fark edebilir. Kesici ve süt azılarda bile şikayetler değişebilir. Bazen bu sıkıntılar diş çıkmadan 2-3 ay önce bile başlayabilir. Bu dönemde dişleri kaşıyıcı sağlıklı aparatlar verilebilir. Bunların temizlenebilir özelliği olmalıdır. Çok gerekli ise çocuk doktoru tarafından ilaç verilebilir. Genelde ilaçsız doğal bir şekilde sürmesini öneririz.


Süt Dişlerinin Sürekli Dişlerden Farkı

Süt dişleri, sürekli dişlere göre daha çok organik madde içerir. Bu nedenle daha çabuk ve kolay çürür. Rengi de daha açık durur. Onun için süt dişleri sürdüğü andan itibaren çok iyi bakılması gerekir. Fırça kullanımına geçene kadar kesici süt dişleri gazlı bezle silinebilir.


Süt Dişlerini İhmal Etmeyin

Anne ve babalar, nasıl olsa dişler değişecek diye bazen süt dişlerini ihmal edebilir. Süt dişi değişimi bazen 6-7 yaşında başlar. 6-13 yaş arası karışık dişlenme dönemidir. 6 yaş civarı daha erken ya da daha geç de olabilir kalıcı 1. büyük azı dişleri sürmektedir. Bu dişler, ağızda ömür boyu kalıcı dişlerdir. Anne-babalar bu dişin de değişeceğini düşünebilir ve önemsemeyebilirler. Çocuk açısından da arkada ve ulaşılması zor bir yerde olduğundan etkin fırçalama yapılmayabilir. Bu dişlere çok önem verilmeli ve koruycu tedaviler yapılmalıdır. Bunun için anne-baba çocukla beraber dişlerini fırçalayıp bu alışkanlığı çok küçük yaşlarda çocuğa alıştırması gerekir. Anne ve baba diş hekimine gittiği zaman çocuğu da götürmeli ve çocuk ortama alışmalıdır. Birkaç seans hiçbir işlem yapılmamalı sonra yavaş yavaş koltuğa alıştırılmalıdır. Kontrol altındaki çocuk, anne ve babasına uyarı yapılarak olası bir çürük baştan engellenir. 3 yaşından itibaren 6 ay - 1 sene arası çocuğu takip etmek gerekir.



Bebeklerde Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Bebeklere son gece beslenmesinde şekerli gıdalar vermeyin.

  • Biberonla süt içiyorsa ağız temizliği için su içirin, yaşına göre bir parça peynir verebilirsiniz.

  • Emzik kullanıyorsa kesinlikle bal ve pekmeze batırmayın.

Önemli Notlar

  • Bebeklerde 1 yaşından sonra biberonu bıraktırmaya çalışılmalı, bardak ve kaşıkla beslenme devam etmelidir.

  • Beslenme sırasında bebeğin kaşığını ağzınıza almayın, lokmaları çiğneyip bebeğe vermeyin.

  • Her beslenmeden sonra bir yudum su ile ağzını temizleyin.

  • Doğumdan itibaren ağzı ve dişleri ıslak gazlı bezle silinmeli, 2 yaşından itibaren anne-baba kontrolü ile dişler fırçalanmalı.

  • Çocuğun yaşına uygun diş fırçası ve çok az (mercimekten küçük) macun kullanılabilir. Macunu yutarsa, kullanmayın.

  • Diş Hekimine belirli aralıklarla götürün.

  • Koruyucu flour uygulamaları yapılabilir.

  • 6 yaş dişi çok önemli. Fissür örtücü yapılabilir.

  • Ağızdaki çürük süt dişleri tedavi edilmeli ve vakti gelmeden çekilmemeli.

  • 6 ayda bir diş hekimi kontrolü yapılmalı ve 6-13 yaş arası diş ilişkileri ve çene gelişimi takip edilmeli.

  • Çene gelişimleri kontrol edilip gerekirse çene gelişimi aktive eden plaklar yapılmalı. Bu konuda hekiminiz sizi yönlendirir.

  • Hekiminizi ziyaret etmeniz önemli. Unutmayın ne kadar iyi süt dişleri olursa ömür boyu sağlıklı dişlerle yaşarsınız.


  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 29 Kas 2022
  • 3 dakikada okunur
Dişlerimizin en önemli görevi hiç kuşkusuz beslenmedir. Vücudumuz için gerekli gıdalar ilk olarak ağız yoluyla alınır ve dişlerin öğütme, parçalama fonksiyonu ile sindirilebilir bir hâle gelir. Genel vücut sağlığımız için besinleri tüketmek ve dengeli beslenmek zorundayız. İyi bir ağız sağlığı için düzenli diş fırçalamak, diş ipi kullanmak ve 6 ayda bir diş hekimimizi ziyaret etmek ne kadar önemliyse doğru besinler tüketmek ve ağız diş sağlığımızı güçlendirmek de o kadar önemli. Tükettiğimiz gıdalar içerisinde dişlerimize son derece yararlı gıdalar olmakla birlikte diş sağlığımızı olumsuz etkileyen gıdalarda bulunmaktadır. Ağızda mevcut olan bakteriler, ağzınıza koyduğunuz çeşitli gıdalar ile reaksiyona girme eğilimindedir. Bakteriler bu besinler ile reaksiyona girerek diş çürüklerine neden olurken, bazı besinler de diş çürüklerini teşvik etmezler.


Diş sağlığını kötü etkileyen besinler olduğu gibi iyi yönde etkileyen gıdalar da vardır. Bazı besinler ve içecekler ağızda mevcut bakterilerle reaksiyona girerek şekeri aside çevirirler. Asit, diş minesine saldırır ve böylece dişlerin yıpranma ya da çürüme süreci başlar. Bazı besinler zayıflamış diş minesinin eski hâline dönmesine, güçlenmesine yardımcı olabilir ve dişlerde çürük oluşumunu engelleyebilir. İşte o besinler:



1- Peynir ve Süt Ürünleri

Peynir fazla şeker içermez ve diş minesinin güçlü olması için gereken kalsiyum ve proteini içerir. Journal of General Dentistry’de kısa süre önce yapılan araştırmaya göre; peynir yiyenlerin dişlerinin aktif şekilde çürüklerden korunduğu tespit edilmiştir. 3 dakika peynir çiğneyen bireylerin 30 dakika boyunca ağız PH seviyesini artırdığı görülmüştür. PH’ın 5,5’in altında olması yani asidik bir ortam oluşması diş çürük riskini artırır. PH değeri ne kadar yüksekse diş çürüme riski azalır, PH değeri ne kadar düşükse diş çürüme riski artar. Ayrıca tatlı yedikten sonra süt içilmesi plak oluşumunu azaltmaktadır. Peynirin ana maddesi olan süt, dişlerin remineralize olması ve diş çürüğünün en aza indirilmesine yardımcı olan bir kalsiyum kaynağıdır.


2- Diğer Protein Kaynakları

Tavuk, yumurta, yağsız et ürünleri protein içerdiğinden koruyucu etkileri vardır. Bu besinler diş minesinin korunmasına yardımcı olur.



3- Meyveler

Yüksek su içeriğine sahip bir çok meyve diş ve diş eti sağlığını korumak için çok uygundur. Bunun nedeni bu gıdaların yüksek su içeriğinin, meyvelerin içerdikleri şekerin etkilerini seyreltmesidir. Bu gıdalar aynı zamanda dişleri çürümeye karşı koruyan tükürük akışını artırma eğilimindedir. Meyveler içinde en iyi seçenek sert, katı ve gevrek olanlardır. Elma, çilek ve armut bunların önde gelenleridir. American Dental Association’a göre; benzer meyvelerin şeker oranı yüksek olsa da zengin lif ve su içeriğinden dolayı elma, şekeri dengeler.



4- Sebzeler

Gevrek sebzeler; brokoli, tatlı patates, havuç, kabak ve kerevizdir. Kereviz, özellikle çok faydalıdır. Ekstra çiğnemeye ihtiyaç duyulması ve bu sayede diş etlerine masaj yapması ve onları temizlemesidir. Gevrek meyve ve sebzeler ağızdaki tükrük akışını uyararak yüksek lif içeriği nedeniyle diş çürümesini engellemede etkilidir. Bu gevrek sebzeleri yerken üretilen tükrük, sağlıklı diş minesine müdahale etmeden ağızda kalan şekerin dişlerden temizlenmesini sağlar. Soğan ise güçlü antibakteriyaldir ve kükürt içerir. Farklı bakteri türlerini öldürebilir. Diş ve diş eti için sağlıklıdır. Çiğ yenilebilir.


5- Deniz Ürünleri

Balık, istakoz ve kabuklu deniz ürünleri yağsız protein kaynağı olma eğiliminden dolayı hem vücut direncini artırır hem de dişleri sağlıklı ve güçlü tutmaya yardımcıdır.



6- Fındık

Diş minesinin güçlenmesini sağlayan kalsiyum, fosfor ve protein içerir. Avuç içi kadar tüketilmelidir.


7- İçecekler

İçme suyu, yeşil çay ve bitkisel çaylar şekersiz olmak koşuluyla içilebilir. Dişlerin üzerindeki plağın yapışmasını engeller ve bakteri üretmez. Antioksidan etkisinden dolayı çürük engellemeyi destekler. Ağız kokusunu azaltır. Dişler için en zararlı besinler şeker içerenler ve şekerli asitli içeceklerdir. Bu gıdaların tüketilmesi ile ağız içindeki bakteriler bu şekeri tüketir ve asit oluşturur. Bu asit, dişin sert dokuları üzerinde yıkıma ve çürüklerin başlamasına sebep olur. Bu gıdalar tüketilmemeli veya tüketildikten sonra ağız bakımı dikkatlice yapılmalıdır. En kötü besinler şeker içeren gıda ve şekerli içeceklerdir. Şekerli ve gazlı içecekler büyük ölçüde diş çürümesine neden olurlar. Bunun nedeni gıdalarla alınan doğal şekerin ağızda bakterilerle reaksiyona girerek diş çürümesine neden olan asitlerin serbest bırakılmasını teşvik etmesidir. Şekersiz gıdalar tercih edilebilir. Şekersiz sakızlarda ağızda tükürük miktarını artırdığı için dişlerin arasına sıkışmış küçük gıdaların çıkarılmasına yardımcı olabilir. Bu besinler dışında birçok çürük nedeni vardır. Çok sık yemek ve asitli içeceklerin fazla tüketilmesi vb.



Dişlere Zararlı Besinler

Diş sağlığını kötü etkileyen besinler olduğu gibi iyi yönde etkileyen gıdalar da vardır. Bazı besinler ve içecekler ağızda mevcut bakterilerle reaksiyona girerek şekeri aside çevirirler. Asit, diş minesine saldırır ve böylece dişlerin yıpranma ya da çürüme süreci başlar. Bazı besinler zayıflamış diş minesinin eski hâline dönmesine, güçlenmesine yardımcı olabilir ve dişlerde çürük oluşumunu engelleyebilir. İşte o besinler:



Unutmayın!

Ağıza iyi gelen besinlerin etkisi destekleyici tedavidir. Günde en az 2 kere diş fırçalama, diş ipi ve gereken aparatların kullanılması şarttır. Yılda en az 2 kere diş hekimi ziyaretleri yapılarak diştaşı temizliği, genel ağız ve diş kontrolü yapılmalıdır. Çürüklere zamanında müdahale etmek gerekir. Sağlıklı günler dilerim.




  • Yazarın fotoğrafı: Dt. Ebru Küçük Erşan
    Dt. Ebru Küçük Erşan
  • 6 Eyl 2022
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Eyl 2022

Güzel bir gülüş, insanların özgüveni ve karşı tarafa pozitif enerji gönderme açısından çok önemlidir. Özellikle gülünce dişlerin beyaz görünmesi herkesin isteğidir. Diş rengi; ten rengi ve dudak rengiyle birlikte olduğundan açık ya da koyu görünebilir. Özellikle koyu tenli insanlarda diş olduğundan daha açık, açık tenli insanlarda da olduğunda daha koyu görünebilir. Diş rengini günümüzde çeşitli yöntemlerle açmak mümkündür. Burada önemli olan doktor kontrolü altında kademeli olarak dişleri beyazlatmaktır.


Diş beyazlatma, dişlerin yüzeyindeki gözenekli mine yapısında oluşan renkli organik ve inorganik maddelerin diş beyazlatma jelleri dediğimiz karbemid peroksit ile giderilmesi işlemidir. Dişlerinizi beyazlatmayı düşünüyorsanız; klinik ortamdaki tedaviden evde uygulanan yöntemlere kadar birçok seçenek bulunuyor. Evde yapılan beyazlatma tariflerinin risklerini bilmek önemlidir. Evde yapılan beyazlatma işlemlerindeki en büyük tehlike diş enamelinizin zarar görmesidir. Doğal gıdalar veya herhangi bir şekilde soda kullanımı diş etlerinin tahriş olmasına ve diş enamelinin zayıflamasına yol açabilir.


Kanal tedavili dışında beyazlatma yöntemleri dişlerde az da olsa hassasiyete sebep olabilir. Dişlerde hassasiyet mevcutsa önce bunun nedenleri araştırılmalı. Çürük, diş eti çekilmesi ve kök hassasiyetine bakılabilir. Biyolojik beyazlatma jelinde hidrojen peroksit çok düşük olduğundan ve jelin mine kristalleri içermesinden dolayı hassasiyet oldukça düşüktür. Hidrojen peroksit oranı ne kadar yüksekse hassasiyet o kadar artar. Bu nedenle piyasada satılan ve içinde ne oranda beyazlatıcı olduğunu bilmediğiniz ürünleri kontrolsüz bir şekilde kullanmayın.

Öncelikle; diştaşı, sigara, çay ve kahve lekeleri temizlenip dişin ana rengine ulaşmak gerekir. Ondan sonra diş renginin ne kadar açılması isteniyorsa ona göre bir tedavi seçilmelidir. Buna da hekimle birlikte karar vermek gerekir.


Ev Tipi Beyazlatma

Hasta ağzından özel olarak kaşıklarla ölçü alınır ve şeffaf plaktan dişlerine uygun plak hazırlanır. Bu plağın içine hasta, tarif edildiği şekilde verilen jelini sürer ve (Yüzde 10-15 karbonid peroksid veya hidrojen peroksit) ortalama 4 ile 6 saat takar. Hassasiyet durumuna göre 10 güne kadar bunu kullanabilir. Bu jeli uygularken diş etine taşmaması gerekir. Yoksa diş eti tahriş olabilir. Bu durumda E vitamini içeren jel kullanılabilir. Eğer diş rengini istediği kadar açmışsa daha kısa süre de kullanılabilir.



Ofis Tipi Beyazlatma

Zaman sorunu olan ve kısa sürede beyazlatma isteyen hastalar için kullanılır. Diş etine koruyucu bir bariyer diş hekimi tarafından sürülür ve ultraviyole ışık ile sertleştirilir. Daha sonra beyazlatıcı jel sürülür. Kullanılan markaya göre ultraviyole ışık ile ya da lazer ile aktive olan jeller mevcuttur. Ortalama 40-50 dakika uygulanır ve sonra yıkanır.


Kombine Tipi Beyazlatma

Hem ofis hem de evde tedavinin birlikte yapılmasıdır. Ofiste yapılan beyazlatmadan 3-4 gün sonra evde, hasta tarafından plaklarla yapılan ev tipi uygulama ile tedavi devam eder.

Zoom Tipi Beyazlatma

Yine klinikte uygulanan diş etine koruyucu ve jel sürüp mavi ledle yapılan beyazlatmadır. 15’er dakikadan 2 seans olarak uygulanabilir. Hızlı bir tedavi şeklidir. Diş rengine ve hassasiyet durumuna göre 15’er dakika olarak 3 seans da yapılabilir. İstenirse evde takviye olarak da beyazlatma devam edebilir.

Dişlerde İçten Beyazlatma

Kanal tedavisi yapılmış ve renk değiştirmiş dişlerde uygulanır. Dişin arka kısmından açılır ve içine beyazlatıcı jel konulur. 2-3 seans uygulanır.


Dişlerin beyazlaması herkeste farklı olabilir. Bazı grileşmiş lekeleri açmak zor olabilir. Beyazlatma süresi boyunca 4-5 gün çay, kahve, renkli içecekler, kırmızı şarap ve renkli meyvelerden uzak durmak gerekir. Hastanın kullanımına bağlı olarak 6 ay ile 1 yıl etkili olur. Sonra 1-2 seans yapılırsa daha uzun süre kullanılabilir.



Diş beyazlatma uygulamasının yapılamadığı bazı durumlar mevcuttur.

  • Geniş pulpalı dişlerde,

  • Aşırı aşınmış dişlerde,

  • Porselen kuron uygulamasının olduğu dişlerde,

  • Hamilelik ile emzirme dönemindeki kadınlarda,

  • Ağız sağlığı kötü olan bireylerde,

  • Diş yapısal bozuklukları olan kişilerde,

  • Diş hassasiyeti olan kişilerde,

  • Diş kırıkları ya da diş çürükleri gibi durumlarda diş beyazlatma uygulaması gerçekleştirilememektedir.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page