top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Görkem Kırel
    Görkem Kırel
  • 8 Oca 2024
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 8 Oca 2024

Anatavatanı İran olan Mahlep, nohut büyüklüğünde meyveleri olan, gülgiller familyasına ait boyu ortalama 6 ile 10 metreye kadar çıkabilen bir bitkidir. Mahlep baharatı ise mahlep ağacının meyvesine ait çekirdeklerin kurutulup toz hâline getirilmesi ile elde edilen bir baharat türüdür. Pastane ve fırın ürünlerinde sıklıkla tercih edilir. Birbirinden farklı kullanım alanına sahip olan bu ürün, Türkiye’de “yabani kiraz”, “taş kirazı”, “melem” ve “keniro” gibi isimler ile anılır.


Dünyada en çok Güney Avrupa ile Batı ve Kuzey Asya’da yetiştirilen bu ağaç ülkemizde; Tokat, Amasya, Çorum, Mardin, Van, Ordu ve Erzurum civarlarında yaygındır.



Yine içerisindeki kumarin, mahlebe vanilya kokusunu andıran hoş bir koku verir. Mahlep meyvesinden elde edilen mahlep baharatı ise eklendiği tuzlu hamur işlerinin kıvamının kıyır kıyır olmasını sağlar. Kandil simidine ve Paskalya çöreğine kendine özgü bir tat ve koku veren de mahleptir.



Mahlep ağacı yetiştirilmesi oldukça kolay bir ağaçtır. Sulama, gübreleme, ilaçlama istemediği için kullandığınız mahlebin oldukça doğal olduğundan emin olabilirsiniz.



Mahlep, Nerelerde Kullanılır?

Mahlep başta gıda endüstrisi olmak üzere kozmetik sektöründe ve özellikle de parfüm yapımında sıkça kullanılır. Boya, vernik, cila yapımında da kullanılan mahlep, ilaç endüstrisinde de kendisine yer bulmuştur. Hamur işlerinde de sıkça kullanılmaktadır.



Mahlebin Faydaları Nelerdir?

  • Kuvvet ve enerji verici özelliği olduğu söylenen mahlebin içeriğinin ortalama yüzde 14 kadarı karbonhidrat, yüzde 27 kadarı da yağdır.

  • Mahlep, oldukça yüksek besin değerine sahiptir. Protein ve yağ asitleri bakımından zengin bir bitkidir.

  • İçeriğindeki kalsiyum sayesinde kemik gelişimine de destek olur.

  • Vücuttaki toksinleri biriktiren karaciğeri de temizlemede etkili olan mahlep, idrar yolu ile tüm toksinleri atar. Karaciğerin yağlardan hasar almasını önleyerek kendini yenilemesine destek olur. Böbrekler içinde aynı görevi yapan mahlep, enfeksiyon nedeniyle yaşanan ağrıların oranını azaltır. Aynı zamanda böbreklerde biriken toksinleri de atmada etkilidir.

  • Nefes darlığı, astım gibi rahatsızlıklarda yardımcı etkisi olduğu bilinen mahlebin aynı zamanda balgam söktürücü özelliği de vardır.

  • Potasyum bakımından zengin olan mahlep bağışıklık sistemindeki zararlı serbest radikalleri temizleyerek güçlenmesini destekler ve hastalıklara karşı direnci artırır. Toz hâline getirilen mahlep süt ile karıştırılarak tüketilebilir. Özellikle mevsim geçişlerinde gelişim çağındaki çocukların tüketmesi gerekir. 

  • Antioksidan etkisi ile vücudu serbest radikallerden korunma konusunda yardımcıdır. Kalp ve damar hastalıklarından korunma konusunda da etkisi olduğu söylenir.

  • Sindirim sisteminin düzgün çalışmasına da destek olur.

  • Bal ile karıştırılıp tüketildiğinde üst solunum yollarından dolayı boğazda biriken mikropları öksürük ile söker balgam şeklinde atılmasına yardımcı olur. Bu faydası sayesinde boğazdaki tümörlü hücreleri atarak kanserin oluşmasını önler.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 9 Ara 2023
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 9 Ara 2023

Sürekli duyduğumuz ama birçoğumuzun tam olarak anlamını ve işlevini bilmediği bir kelime antioksidan… Nedir onu bu kadar önemli yapan?


Özellikle hastalıklara karşı savaşabilmek için sıkça adından söz edilen antioksidan, son dönemlerde beslenmede daha da önemli hâle gelmiştir. Hem vücut hücrelerinden üretilen hem de gıdalar yoluyla alınabilen kimyasal bir madde olan antioksidanlar, hücrelerin dış etkenlerden korunması ve sağlıklı yaşamalarına devam edebilmeleri için son derece önemlidir. Normal şartlar altında sağlıklı bir metabolizmada antioksidanlar ile serbest radikaller (oksidasyona neden olup vücuda zarar verebilen bileşikler) denge hâlindedir. Ancak bu denge serbest radikaller lehine değiştiği zaman, oksidatif stres kaynaklı hastalıklara ‘kanser, damar tıkanıklığı, Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı vb…’ yatkınlık gözlenmektedir. Özellikle çevre kirliliği, alkol ve sigara kullanımı, orman yangınları, X-rays ve UV ışınları gibi eksojen serbest radikal kaynaklarının artışı, insan vücudunda bulunan karbonhidratların, yağların, proteinlerin ve DNA’nın zarar görmesine yol açarak oksidasyona neden olabilmektedir.


Antioksidan Nedir?

Antioksidanlar, hücrelerimizdeki serbest radikal olarak adlandırılan hasar yapıcı molekülleri “temizleyerek” hücre hasarını önlemeye yardımcı olan moleküllerdir.



Antioksidan Faydaları

Antioksidanlar, insan sağlığını tehdit eden ve oksidasyona neden olan serbest radikallerin neden olabileceği tüm hastalıklara ve yaşlanma belirtilerine (özellikle ciltte) karşı vücudumuzu korumaktadır.


  • Bağışıklığı güçlendirir.

  • Vücudu zararlılardan temizler.

  • Kansere karşı koruyucudur.

  • Yaşlanmayı geciktirir.

  • Cildi korur.

  • Kalp ve damarları korur.

  • İltihabı azaltır.

  • Kolesterolü dengeler.

  • Romatoit Artirite karşı korur.

  • Sinir sistemini korur.



Ne kadar Antioksidana İhtayacımız Var?

Bilinen ve tavsiye edilen genel bir doz olmamasına rağmen bazı otoriteler, günlük C vitamini ihtiyacının 250 ila 1000 mg; E vitamini için 100 ila 400 ünite, Beta-karoten için de 6 ila 30 mg arasında olması gerektiğini belirtiyorlar. Bilimsel otoritelerin bir uyarısı da yüksek dozlarda antioksidan takviyelerinin zararlı olabileceği konusudur.


Bu yüzden doktor tavsiyesi olmadan yüksek dozlarda hap olarak antioksidan alınması sakıncalıdır. Antioksidan takviyeleri FDA onaylı değildir ve bazı ilaçlar ile etkileşime girebilir. Örneğin E vitamini takviyesi, pıhtılaşma önleyici ilaç (kan sulandırıcılar) kullananlarda kanama riskini artırabilir. Antioksidan mineraller veya vitaminler, önerilen miktarların üzerinde tüketilirse zarar veren oksidanlar olarak işlev görebilir.



Bilinen En Önemli ve Beslenme ile Alınabilen Antioksidanlar

  • Tokoferol (Vitamin E): Fındık, ceviz, badem, bitkisel yağlar.

  • Karoten (Vitamin A): Domates, havuç, brokoli, lahana, kavun, şeftali, kayısı.

  • Askorbik asit (Vitamin C): Turunçgiller, çilek, biber, yaban mersini.

  • Folik asit (Vitamin B9): Mercimek, ıspanak, kuşkonmaz, lahana, yeşil yapraklı sebzeler.

  • Selenyum: Balık, deniz kabukluları, kırmızı et, yumurta, tavuk, sarımsak.



Ayrıca vitamin olmayan antioksidan etkili maddelerde vardır bunlar arasında besinlerde en çok bulunanlar;


  • Flavonoid ve Polyphenol: Kırmızı şarap, siyah üzüm, nar, kızılcık, yeşil çay, siyah çay, soya sosu.

  • Likopen: Domates, kırmızı greyfurt, karpuz.

  • Lutein: Ispanak, pazı, su teresi, şalgam.

  • Lignan: Keten tohumu, yulaf ezmesi, arpa, çavdar.

  • Şimdiye kadarki bilinen en güçlü ve etkili doğal antioksidan siyah üzüm çekirdeğinde bulunan Resvataroldür.


Sağlığımızı korumada birçok yararı olan antioksidan maddeleri, sağlıklı ve dengeli beslenerek gün içerisinde yeterince alabiliriz. Bu yüzden besinlerle kolaylıkla alınabilecek antioksidanları, takviyeler yerine gıdalardan almak daha güvenli ve etkilidir.

  • Yazarın fotoğrafı: BODRUMDergi
    BODRUMDergi
  • 11 Eyl 2023
  • 2 dakikada okunur
Bazı besinler içerik açısından diğerlerinden daha değerlidir. Bilim adamları en az sayıda yiyecekleri kullanarak günlük besin gereksinimlerini yüksek seviyede karşılayacak çeşitli yiyecekleri gruplandırdılar. Bunun sonucunda bademi, en yüksek besin içeriğiyle dünyanın en besleyici ve yararlı besinleri arasından birinci sırada seçerek süper besin ilan ettiler.


Çağlası meyve, içi çerez olarak yenilen, şekerlere, pastalara konulan bademin bileşiminde yüzde 54 yağ, yüzde 16,9 nişasta vardır. Madensel tuz ve vitamince zengindir. Anavatanı Batı ve Orta Asya olan badem (Prunus amygdalus L.) dört bin yıl önce İran, Türkiye, Suriye ve Filistin’de ilk kez üretilip buradan dünyaya yayılmıştır. Tatlı ve acı badem olmak üzere ikiye ayrılır. Acı ve tatlı bademin farklı özellikleri ve kullanım alanları vardır. Özellikle acı badem, badem yağı yapmak için tercih edilir. Tatlı badem ise çoğunlukla çiğ yemek için kullanılmaktadır. Dünyada badem üretiminde birinci ülke ABD olup Türkiye ilk 10 ‘da olan üretici ülkelerdendir.



Bademin Faydaları


Diyetlerde Tokluk Hissi Veriyor

Bir avuç 25 gr (20-22 adet) badem, 160 kalori civarı enerji içermekte olup içerdiği yüksek protein ve liflerle tok kalmamızı sağlarken içeriğinde barındırdığı tekli doymamış yağ asitleri, lif, antioksidanlar, magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerle dengeli beslenmeye katkı sağlıyor. Aynı zamanda ara öğünlerde meyve ile birlikte tüketildiğinde de kan şekerini dengeliyor.


Cildi ve Saç Derisini Koruyor

Birçok geleneksel tıpta, badem ve badem yağı kuru cildi nemlendirmekte, sedefi ve egzamayı tedavi etmekte kullanılmıştır. Badem ve badem yağının aynı zamanda içeriğindeki oleik asit, linoleik asit, fosfolipitler, E vitamini, magnezyum sayesinde saçı beslediği ve güçlendirdiği bilinmektedir. İçerdiği E vitamini sayesinde antioksidan etki gösterip cildi koruyor ve yaşlanma belirtilerini azaltıyor. İçerdiği magnezyum, E vitamini ve demir sayesinde saç dökülmesi, kaşıntılı kafa derisi gibi saç problemlerinin çözülmesine katkı sağlıyor.


Kalp Hastalığı Riskini Azaltıyor

Badem, doymamış yağlar (Palmitik, Palmitoleik, Stearik,Oleik, Linoleik, Linolenik yağlar) içermektedir. Bu bakımdan kalp sağlığı ve kolesterol ile birebir mücadele eden bir besin kaynağıdır. Yapılan araştırmalarda günlük 73 gr badem tüketiminin içeriğindeki bitkisel yağlar sayesinde LDL kolesterolü yüzde 9.4 oranında düşürerek kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığı bildiriliyor.


Kan Şekerini Düzenliyor

Badem karbonhidrattan fakir, posadan ve yağdan zengin olması sebebi ile kandaki şeker seviyesini fazla yükseltmediğinden tokluk hissi veriyor.


Kan Basıncını Düşürüyor

Kavrulmamış tuzsuz çiğ badem içeriğindeki magnezyum sayesinde kan basıncını düşürerek tansiyonun dengelenmesine katkı sağlar.



Kabızlığa İyi Geliyor

Badem, içeriğinde bulunan lifler ve yağlar sayesinde kabızlığa iyi geliyor.


Kemikleri Güçlendiriyor

Kemikleri güçlendiriyor. Yeterli kalsiyum almayan ve hayvansal ürünleri tüketmeyen vejetaryenler için yüksek kalsiyum oranı ile badem kemik sağlığını koruyor.


Kansızlığı Engelliyor

Yüksek bitkisel demir ve protein ihtivası ile kansızlığa iyi geliyor. Bağışıklığı güçlendiriyor ve kansere karşı koruyor. Yüksek vitamin içeriği sayesinde antioksidan etki göstererek bağışıklığı güçlendirirken yüksek lif içeriği sayesinde de kolon kanserine karşı koruyucu etki yapıyor.


Gebelikte Bebek Sağlığını Koruyor

İçerisinde bulunan folik asit sayesinde hamilelerde düşük riskini azaltırken özellikle yenidoğan bebeklerde doğumsal kusurların azalmasında etkili oluyor. Yine badem yağı içerisindeki yağlar sayesinde hamilelikte oluşabilen çatlaklara karşı engelleyici etki gösteriyor.

Bodrum Dergi Web Sitesi © Yabancı Ses Prodüksiyon tarafından hazırlanmıştır.

bottom of page